Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 24/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış ve tescilli markalarına olan benzerliğine rağmen dava konusu "..." ibareli markayı davalı TÜRKPATENT'in tescil etmesinin hukuka aykırı olduğunu, birebir aynı ibareleri içermekte olan marka başvurusunun 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 4, 5 ve 6. maddeleri uyarınca reddi gerekirken tesciline karar verilmesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu, "..." ibaresinin ayırt edici özelliği bulunan ve tescilli markalarından anlaşılacağı üzere müvekkillerine ait bir marka olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarının gerek tescil sistemine gerekse de gerçek hak sahipliği ilkesine göre, öncelikli korunması gereken markalardan olduğunu, bu markayı tüm...
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/240 Esas - 2021/45 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/240 Esas KARAR NO : 2021/45 DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 24/10/2019 KARAR TARİHİ : 29/01/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 24/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış ve tescilli markalarına olan benzerliğine rağmen dava konusu "..." ibareli markayı davalı TÜRKPATENT'in tescil etmesinin hukuka aykırı olduğunu, birebir aynı ibareleri içermekte olan marka başvurusunun 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 4, 5 ve 6. maddeleri uyarınca reddi gerekirken tesciline karar verilmesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu, "..." ibaresinin ayırt edici özelliği bulunan ve tescilli markalarından anlaşılacağı üzere müvekkillerine ait bir marka olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarının gerek tescil sistemine gerekse de gerçek hak sahipliği ilkesine göre, öncelikli korunması gereken markalardan olduğunu, bu markayı tüm Türkiye'de tanıtan, onu ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getirenin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bilinen "..." ibareli markaları, davalının "..." ibareli markasının kullanılması durumunda, müvekkilinin kazanılmış haklarınının ihlal edileceğini ve markanın Türkiye'de kazanmış olduğu haklı ünden davalı yanın haksız olarak faydalanacağını, müvekkilinin, 2004 yılından bu yana süre gelen zaman içerisinde markasının tanıtımı için bugüne kadar para harcadığını, TV, gazete, dergi, internet billboard ve ticari araçlarda reklamlarının yayımlandığını ve büyük satış rakamlarına ulaştığını, bu surette "..." ibaresinin ayırt edicilik vasfı kazandığını, müvekkilinin, ticaret hayatında bu markayı kabul ettirdiğini, markayı kendisine bağladığını ve tanıttığını, davalı markasında bulunan "..." ibaresinin müvekkilinin markalarıyla neredeyse aynı olması, aynı sınıfta tescil edilmiş olması, aynı tüketicilere hitap ediyor olması, bağlantı kurması ve bu nedenle iltibas yaratarak piyasada onun tanınmışlık, güvenirlik ve bilinirliğinden istifade amacını taşıdığını beyanla; davalı adına 29.08.2019 tarihinde 2018/33030 sayı ile tescil edilen "..." markasının YİDK kararının iptaline, hükümsüzlüğünün tespitine, tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü talep sonucunda müphemlikler bulunduğu, eldeki davada tesis edilmiş bir YİDK kararının bulunmadığından hareketle HMK m.31 hükmü gereği hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında ön inceleme duruşmasında davacı vekilinden talep sonucunu açıklaması istenmiştir. Davacı vekili 09/10/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında verdiği sözlü beyan ile; Davanın 2018/33030 sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminden ibaret olduğ...