Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 16/02/2006 tarihli "Uzak mesafe telefon hizmetlerinin satış ve pazarlanması, dağıtımı ve ekipman sağlanması" konulu ana bayilik sözleşmesi aktedildiğini, müvekkilinin sözleşmedeki bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hali hazırda telefon görüşmesi yapan abonolerin teknik sorunlarını davalıdan maddi- teknik destek almak suretiyle en kısa sürede çözdüğünü, başarılı olarak abonelerin davalı bünyesinde kalmasını sağladığını, ancak ticari ilişkinin devam süresinde davalıdan kaynaklı sebeplerle ciddi sorunlar yaşandığını, davalının abonelere yeterli hizmet veremediğini, abonelerin fatura ödemekte zorlandıklarını, fatura ödeme noktalarının oluşturulmadığını, yine müvekkilinin davalıya sağladığı abonelerin atama ve...
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/556 Esas KARAR NO : 2021/225
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 03/04/2008 KARAR TARİHİ : 13/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 16/02/2006 tarihli "Uzak mesafe telefon hizmetlerinin satış ve pazarlanması, dağıtımı ve ekipman sağlanması" konulu ana bayilik sözleşmesi aktedildiğini, müvekkilinin sözleşmedeki bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hali hazırda telefon görüşmesi yapan abonolerin teknik sorunlarını davalıdan maddi- teknik destek almak suretiyle en kısa sürede çözdüğünü, başarılı olarak abonelerin davalı bünyesinde kalmasını sağladığını, ancak ticari ilişkinin devam süresinde davalıdan kaynaklı sebeplerle ciddi sorunlar yaşandığını, davalının abonelere yeterli hizmet veremediğini, abonelerin fatura ödemekte zorlandıklarını, fatura ödeme noktalarının oluşturulmadığını, yine müvekkilinin davalıya sağladığı abonelerin atama ve değerlendirilmelerinin gereği gibi yapılmadığını, davalının eylemsiz kaldığını, akabinde müvekkilince önerilen ve bayi olarak atanmayanların bilahare müvekkiline rekabet edecek şekilde davalı tarafça doğrudan bayi olarak atandıklarını, müvekkilinin davalıya bu hususları keşide ettiği ihtarname ile bildirdiğini, davalının da 24/04/2007 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin bayilik için ciddi yatırımlar yaptığını, ofis kiraladığını, otellerde eğitim toplantıları düzenlediğini, ayrıca nakit harcamalarda bulunduğunu, haksız fesih nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, müvekkilin oluşturduğu müşteri portföyünden davalının halen yararlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL müspet-menfi zarar ile komisyon tazminatının ve müşteri portföy tazminatının haksız fesih tarihinden itibaren, yine 1.000 TL haksız rekabetten kaynaklı tazminatın haksız fesih tarihinden itibaren avans-ticari faizi ile bilikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini ve haksız rekabate karşı verilecek kararın TTK 61 uyarınca ilanını talep ve dava etmiş ve mahkememizce netice-i talep kısmının ayrıştırılması yönünde verilen süre için sunmuş olduğu 30/08/2008 tarihli tavzih dilekçesi ile 7.000 TL'nin müspet zarar, 7.000 TL'nin menfi zarar ve 6.000 TL'nin ise portföy tazminatı için talep edildiğini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 16/02/2006 tarihli Uzak mesafe telefon hizmetlerinin satış ve pazarlanması, dağıtımı ve ekipman sağlanması" konulu ana bayilik sözleşmesi aktedildiğini, iki şirket arasında yapılmış olan mevcut sözleşmeye rağmen davacı şirketin sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, sözleşme gereğince uyulması gereken performans kriterlerine ulaşılamadığı gibi sözleşme şartların aykırı olarak müvekkili şirketin onayı alınmaksızın bayi ataması yapıldığını ve müvekkili şirketin bayilik yapısına zarar veri...