Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/06/2013 tanzim tarihli, 15/04/2014 vade tarihli, 32.500-TL'lik bono senedinin ... A.Ş. ... Şubesi'ne tahsil için koyulduğunu, davalı şirketin bankaya tahsil için koyduğu senetteki keşide yerindeki imzanın müvekkilinin olmamasına ve müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmamasına rağmen müvekkilinin bankadan ihbar gelince başka alacaklılara verdiği senetler ile bu senedi karıştırarak ödediğini, bankaya ödeme yaptıktan birkaç gün sonra senet asıllarını bankadan aldığında senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, senede dikkatlice bakınca öğrendiğini, senedin arkasında sırası ile alacaklı gözüken ... ... ve ..., ... İnş. Taah. İth. İhr. San ve Tic Ltd Şti ve ...'in cirolarının bulunduğunu ancak müvekkilinin cirantalara da hiçbir borcu olmadığı gibi...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2014/1203 Esas KARAR NO:2021/602
DAVA:Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :19/09/2014 KARAR TARİHİ:05/10/2021
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/06/2013 tanzim tarihli, 15/04/2014 vade tarihli, 32.500-TL'lik bono senedinin ... A.Ş. ... Şubesi'ne tahsil için koyulduğunu, davalı şirketin bankaya tahsil için koyduğu senetteki keşide yerindeki imzanın müvekkilinin olmamasına ve müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmamasına rağmen müvekkilinin bankadan ihbar gelince başka alacaklılara verdiği senetler ile bu senedi karıştırarak ödediğini, bankaya ödeme yaptıktan birkaç gün sonra senet asıllarını bankadan aldığında senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, senede dikkatlice bakınca öğrendiğini, senedin arkasında sırası ile alacaklı gözüken ... ... ve ..., ... İnş. Taah. İth. İhr. San ve Tic Ltd Şti ve ...'in cirolarının bulunduğunu ancak müvekkilinin cirantalara da hiçbir borcu olmadığı gibi bu cirantaların hiçbirisine bu senedi vermediğini, davalı şirketin sashte olarak tanzim ettiği senedi bankaya vererek müvekkilinin yanlışlıkla bu senet bedelini ödemesine sebebiyet verdiğinden, ödediği 32.500-TL'nin tahsili için Mahkememize müracaat etme zaruretinde kaldığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcu olmadığından ve 32.500-TL parayı borcu olmadığı halde banka kanalı ile davalı şirkete ödediğinden, bankaya tahsil için konulan senetteki imzaların müvekkilinin olmadığı anlaşıldığından 32.500-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aralarında müvekkil şirketin de bulunduğu birçok banka ve finans kurumunun organize bir dolandırıcılık şebekesi tarafından milyonlarca Türk Lirası tutarında dolandırıldığını, davacının bu dolandırıcılık şebekenin fiillerinden haberdar olduğunu, fiil ve eylemleri ile bu şebekenin işini kolaylaştırdığı yolunda ciddi delil ve emareler mevcut olduğunu, dolandırıcılık şebekesi tarafından yapılan işlemlerden haberdar olduğunu, borçlusu olmadığı senetleri durumu bile bile ödediğini, fiil ve davranışları ile dolandırıcılık şebekesinin amacına ulaşmasına vasıta olan davacının taleplerinin Medeni Kanunun 2. ve 3.maddesinde tanımlanan objektif hüsnüniyet ve subjektif hüsnüniyet kaideleri ile bağdaşmadığını, tacir sıfatını haiz olan davacının hareket tarzının basiretli bir tacirin hareket tarzı ile örtüşmediğinin tespit edilebileceğini, müvekkilinin dava konusu edilen senetleri faktoring işlemi neticesinde iktisap ettiğini, müvekkil şirketin bir faktoring şirketi olup, dava dışı ... ile 19/07/2013 tarih ve 22071 sayılı Genel Faktoring Sözleşmesini akdetmiş olduğunu, anılan sözleşm...