DAVA : Marka Hükümsüzlüğü, Manevi Tazminat ve Markanın Devri DAVA TARİHİ : 02/03/2017 KARAR TARİHİ : 20/12/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü, manevi tazminat ve markanın devri talepli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın, 1992 yılından itibaren elektronik güvenlik sektöründe faaliyette bulunduğunu, bir çok ülkeye ihracat yaptığını ve sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, müvekkili şirkete ait ürünlerin ... adlı internet sitesi üzerinden satışa sunulduğunu, tanındığı ülkelerde ... olarak bilindiğini, yani şirketin hem "..." ibaresini hem de"..." markasını birlikte kullandığını, Türkiyede ise müvekkili şirketin tek yetkili distribütörünün ... Ltd. Şti (...) olduğunu ve ... ürünlerinin sadece ... aracılığıyla sahalara sunulduğunu, davalının müvekkili şirkete ait "..." ibaresinin...
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/455 KARAR NO : 2018/281
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü, Manevi Tazminat ve Markanın Devri DAVA TARİHİ : 02/03/2017 KARAR TARİHİ : 20/12/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü, manevi tazminat ve markanın devri talepli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın, 1992 yılından itibaren elektronik güvenlik sektöründe faaliyette bulunduğunu, bir çok ülkeye ihracat yaptığını ve sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, müvekkili şirkete ait ürünlerin ... adlı internet sitesi üzerinden satışa sunulduğunu, tanındığı ülkelerde ... olarak bilindiğini, yani şirketin hem "..." ibaresini hem de"..." markasını birlikte kullandığını, Türkiyede ise müvekkili şirketin tek yetkili distribütörünün ... Ltd. Şti (...) olduğunu ve ... ürünlerinin sadece ... aracılığıyla sahalara sunulduğunu, davalının müvekkili şirkete ait "..." ibaresinin haksız ve kötü niyetli olarak ... numarasıyla Türkiye'de tescil ettirdiğini ve www.....com.tr internet sitesini de adına kayıt ettirdiğini, müvekkili şirketin bunu tespit etmesi üzerine noter aracılığı ile ihtarname gönderdiğini, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildikten sonra arada uzlaşmaya çalışıldığını, fakat bunun gerçekleştirilemediğini, davalı tarafından, "..." ibaresinin kötü niyetli olarak tescil edildiğini, davalı marka tescilinden çok daha önce müvekkilinin ürünlerini Türkiye pazarına sunduğunu, SMK m. 10 uyarınca davalının markasını müvekkiline devredilmesi gerektiğini, SMK m.6/VI ve 25/1 uyarınca davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin temsilcisi aracılığıyla ... markasını uzun süredir kullandığını, bu kullanımlar sonucu marka üzerinde gerçek hak sahibi sıfatını kazandığını iddia ederek, davalının ... tescil numaralı "..." markasının davacı müvekkili şirkete devredilmesini, davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne, ... markasının davalıya ait her türlü yazılı basılı ticari evrak tanıtım araçları internet sitesi üzerinde kullanılmasının ref i ve men i ne, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı tutulması kaydıyla 15.000,00 TL manevi tazminatın ve dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin sektöründe saygın ve başarılı bir iş insanı olduğunu, bir çok dünya markasının satış temsilciliğini yaptığını, yine bir çok inşaat projesinde danışmanlık görevi üstlendiğini, mekanik-elektronik ürünlerin satışını ve imalatını yapan bir şirkete sahip olduğunu, müvekkilinin hem kendi ürettiği ürünleri hem de farklı ürünleri aynı çatı altında buluşturmak için oluşturduğu "..." ibareli markasını 20/01/2016 tarihinde ... numarasıyla TPMK nezdinde tescil ettirdiğini ve "..." markasının hak sahibi olduğunu, davacının markasının "..." olduğunu, fakat ne "..." ne de "..." ibaresinin davacı adına tescil ettirilmediğini...