Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya mal ve hizmetler sattığını, davalının mal ve hizmet bedellerini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını, davacının yapmış olduğu işi ayıplı olarak yaptığını, yapılan sıva tamirlerinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/322 KARAR NO: 2023/829 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2019 NUMARASI: 2016/1081 Esas, 2019/1225 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 28/09/2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya mal ve hizmetler sattığını, davalının mal ve hizmet bedellerini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını, davacının yapmış olduğu işi ayıplı olarak yaptığını, yapılan sıva tamirlerinin tam tutmadığını izolasyonların su almaya başladığını, davacının gerekli onarımı yapmadığını, bu sebeple ayıplı işlerin 3. kişilere yaptırıldığını, bu kişilere ücretler ödendiğini, davacının yaptığı işlerin ayıplı olduğunu, ayıplı işler bedelinin 10.000,00 TL tuttuğunu, davacından 10.000,00 TL kesilmesini istediklerini, davacının da bunu kabul ettiğini ancak kötü niyetle davaya dayanak takibi başlattığını ve bu davayı açtığını belirterek davanın reddini talep etmiş ayrıca zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkemece; bilirkişi raporları, tarafların sunmuş olduğu deliller ve tüm dosya kapsamına nazaran; davacının cari hesaba ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme sunmamış olması, TTK 89.maddesinde cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı, hükmü gereğince davacın dosyaya cari hesap sözleşmesini sunmaması nedeniyle davacının alacağının cari hesap sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davaya konu alacağın davalının iddia ettiği gibi davaya konu taşınmazın tadilat işlemlerinden kaynaklandığı, dava ve rapor tarihi itibari ile her ne kadar ayıbın giderilmesi için başka bir firma ile anlaşılmış olmasına rağmen ayıbın devam ettiğinin tespit edildiği, bilirkişilerce de tadilat için harcanan masrafın kadri marufunda olduğu belirtilmesi nedeniyle davacın davalıdan alacağa hak kazanamadığı gerekçesi ile; Davanın REDDİNE, karar verilmiş karara karşı, davacı vekili istinafa başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davaya konu takibin dayanağının cari hesap olarak anılmasının tarafların kendi aralarında cari hesap sözleşmesi olmasa bile tuttukları cari hesaptan kaynaklandığını, buradaki cari hesabın, tarafların ticari defterlerine de yansıyan satış ve ödemelerinin karşılıklı hesap yapılmak suretiyle kalan borç miktarının belirlenmesi o...