Davalının mahkemenin yetkisine yönelik itirazın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili; Münih I Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 32 O 3586/22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ile müvekkili Bankanın münakid kredi sözleşmesinden doğan alacağının bir ilama bağlandığını, alacağın tahsili açısından davalının Türkiye'de bulunan malvarlıkları hakkında icra işlemleri başlatılarak müvekkili bankanın uğradığı zararın tazmin edileceğini, ancak aradan geçen zamanda borcun ifa edilmediğini ileri sürerek, davalı aleyhine verilen Münih I Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 32 O 3586/22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ve devamı hükmündeki masraf kararının tenfizine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; Tanıma ve tenfiz davalarında yetkili mahkemenin, davalının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/222 KARAR NO : 2025/211 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA: Tanıma ve Tenfiz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025 Davalının mahkemenin yetkisine yönelik itirazın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili; Münih I Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 32 O 3586/22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ile müvekkili Bankanın münakid kredi sözleşmesinden doğan alacağının bir ilama bağlandığını, alacağın tahsili açısından davalının Türkiye'de bulunan malvarlıkları hakkında icra işlemleri başlatılarak müvekkili bankanın uğradığı zararın tazmin edileceğini, ancak aradan geçen zamanda borcun ifa edilmediğini ileri sürerek, davalı aleyhine verilen Münih I Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 32 O 3586/22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ve devamı hükmündeki masraf kararının tenfizine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; Tanıma ve tenfiz davalarında yetkili mahkemenin, davalının Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, Türkiye'de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir Mahkemelerinden biri olduğunu, davacının yabancı bir tüzel kişi olarak Türkiye'de dava açarken teminat yatırması gerektiğini, müvekkilinin Almanya'da malvarlığı olmasına rağmen orada hukuki yollar tüketilmeden burada müvekkilinin malvarlığına yönelmekte hiçbir iyiniyet olmadığı gibi dava şartlarından olan hukuki yararının da olmadığını, davacı şirketin ayrıca dava açmada aktif husumetinin de olmadığını, yabancı mahkeme kararında görüleceği üzere karar müvekkilinin gıyabında verildiğini, savunma hakkına riayet edilmemiş olması, kararın tenfizine engel teşkil ettiğini,ihtiyati haciz kararına itirazlarımızın kabulüyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yetki itirazlarının kabulüyle dosyanın yetkili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, esas bakımından haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davalının yerleşim yeri Kayseri olup, 5718 sayılı Kanunun 51. Maddesi gereğince "Bu kararlar kendisine karşı tenfiz edilen kişinin yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye'de sakin olduğu yer ve yerleşim yeri yoksa Ankara, İstanbul, İzmir Mahkemelerinden tenfizinin istenebileceği düzenlenmiş olup, davalının yerleşim yerinin Kayseri olması sebebiyle yetki itirazında bulunduğu, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında yapılan 15/05/1930 ve 04/06/1930 tarihli Adli Yardım Sözleşmesi gereğince, taraflar karşılıklı olarak yabancılık teminatından muaf tutulduğundan, "Davacı Alman Şirketinin HMK 48/2 md. düzenlenen yabancılık teminatı koşulundan muaf olduğu, davalının yetki itirazının kabulüne mahkemenin yetkisine yönelik itiraz kabul edildiğinden, ihtiyati haciz kararı yönünden de yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararı...