Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP:Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından------sayılı ve ----imarlı taşınmazı ile ilgili olarak halka açık yapılan ihaleye katılan müvekkillerimizin oluşturduğu----- tarafından en yüksek teklifin verilmesi üzerine ihalenin müvekkilinin uhdesinde kaldığını, davalının iş sahibi ile müvekkilinin yüklenici iş ortağı arasında ---------akd ve tanzim edildiğini, taraflar arasında kurulan işbu hukuki ilişkide, taraflar genel anlamada sözleşme hükümlerine, emredici hukuk kurallarına ve TMK:2.md.si gereği dürüstlük kuralına" uymakla yükümlü olduklarını, Karşılıklı Borç İçeren İnşaat Sözleşmelerine konu olan ilişkilerde, sözleşmenin feshine ilişkin irade beyanı karşı tarafa ulaşmakla hukuksal sonuç doğurur ve bu irade beyanı, sahibini mutlak bağlayıcı olduğunu, arsa sahibi sözleşmeye...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/396 Esas KARAR NO: 2024/956 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/01/2020 KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından------sayılı ve ----imarlı taşınmazı ile ilgili olarak halka açık yapılan ihaleye katılan müvekkillerimizin oluşturduğu----- tarafından en yüksek teklifin verilmesi üzerine ihalenin müvekkilinin uhdesinde kaldığını, davalının iş sahibi ile müvekkilinin yüklenici iş ortağı arasında ---------akd ve tanzim edildiğini, taraflar arasında kurulan işbu hukuki ilişkide, taraflar genel anlamada sözleşme hükümlerine, emredici hukuk kurallarına ve TMK:2.md.si gereği dürüstlük kuralına" uymakla yükümlü olduklarını, Karşılıklı Borç İçeren İnşaat Sözleşmelerine konu olan ilişkilerde, sözleşmenin feshine ilişkin irade beyanı karşı tarafa ulaşmakla hukuksal sonuç doğurur ve bu irade beyanı, sahibini mutlak bağlayıcı olduğunu, arsa sahibi sözleşmeye konu inşaatın tamamlanmasından önce, yapılan kısmın bedelini ödemeden ve/veya müteahhidin zararlarını tazmin etmeden sözleşmeyi feshederse bu feshin haksız fesih sayıldığını, sözleşmenin tamamlanmış olması halinde müteahhidin elde edeceği kazanımları ifade eden müspet zarar olduğunu, fiili zarar kapsamında arsa sahibi, iş sahibi müteahhidin, sözleşmenin ifası amacı ile yapmış olduğu bütün harcamaları tazmin etmek durumundadır. bunun yanı sıra, arsa sahibi/işveren, müteahhidin mahrum kaldığı bütün kârı da tazmin edilmesini, taraflar arasındaki karşılıklı edimleri içeren sözleşmede, tarafların edimlerini hangi zaman ve sırada ifa edecekleri hususları karşılıklı ve birbirlerine uygun serbest irade beyanları ile kararlaştırılıp, kabul edilmiş olması karşısında, arsa sahibi konu ile ilgili tüm maddi ve hukuki durum ve olguları tam anlamıyla bilmesine karşın, vaki gecikmeleri/temerrüdü karşısında, artık sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağını, sözleşmede öngörülen edimlerin ifası için belirlenen süre geçtikten sonra vaki fesih irade beyanı da gerek yukarıdaki anlatımlarımızın ışığı altında ve gerekse mevcut delil durumu ve gerçekler karşısında çekişmesiz ve tek kelime ile haksız olduğunu, davanın arz ve ikamesinden önce, tarafımızca "dava şartı" olarak 12.11.2019 tarihinde "Zorunlu Arabuluculuk" yoluna başvurulmuşsa da; Arabulucu davalı şirket yetkililerine uzun bir süre ulaşamamış, çok defa geri dönüş yapılacağını belirtmelerine rağmen Arabulucuya geri dönüş yapmamışlar, en son 05.12.2019 tarihine ilk toplantı günü belirlenebilmiş ancak bu toplantı günü de önce katılamayacaklarını belirtmişler mazeret sunmak istemişler; en son, toplantıya son dakika iştirak ederek talepleri dahi dinlemeden "Anlaşmama" Tutanağı tutulması yönünde talepte bulunmuşlar ve anlaşamamaları üzerine arabuluculuk sonlandırılmış olduğundan, bu kerre, işbu davanın arz ve ikamesi yasal zorunluluğu hasıl olduğun...