Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili -----üstünde bir süre boyunca -------- saç ekimi başta olmak üzere sağlık sektöründe çeşitli hastane ve sağlık kurumlarında yönetici konumunda bulunmuş ve bu sektörde yüksek bilinirliğe sahip olduğunu, özellikle sağlık turizmi sektöründe aktif olarak faaliyet göstermeye başlamış ve bu alanda önemli çalışmalara imza atmış, çalışmaları ve tanınırlığına ilişkin yazılı ve dijital basında yer alan haber ve içeriklerinin sunulacağını, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek için ---- adıyla bir şirket kurduğunu, tedavi olmak için yurtdışından -------- gelmek isteyen yabancı ülke vatandaşlarının tüm seyahat, konaklama, tedavi ve dönüş işlerinin koordinasyonunu yürütmek için faaliyet gösterdiğini, gerek ---- gerekse yurtdışında...
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2022/232 Esas KARAR NO:2024/266 DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/10/2022 KARAR TARİHİ:05/11/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili -----üstünde bir süre boyunca -------- saç ekimi başta olmak üzere sağlık sektöründe çeşitli hastane ve sağlık kurumlarında yönetici konumunda bulunmuş ve bu sektörde yüksek bilinirliğe sahip olduğunu, özellikle sağlık turizmi sektöründe aktif olarak faaliyet göstermeye başlamış ve bu alanda önemli çalışmalara imza atmış, çalışmaları ve tanınırlığına ilişkin yazılı ve dijital basında yer alan haber ve içeriklerinin sunulacağını, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek için ---- adıyla bir şirket kurduğunu, tedavi olmak için yurtdışından -------- gelmek isteyen yabancı ülke vatandaşlarının tüm seyahat, konaklama, tedavi ve dönüş işlerinin koordinasyonunu yürütmek için faaliyet gösterdiğini, gerek ---- gerekse yurtdışında ------ tanınmakta ve saç ekimi alanında bu isimle bilindiğini, mesleki ve ticari faaliyetlerinde kendi adını dahi kullanamadığını, müvekkilinin adı ve soyadı, boşanma aşamasında olduğu eşi Davalı ---- tarafından kendi adına tescil ettirildiğini, taraflar arasındaki boşanma davası, halen-------dosyada derdest olduğunu, müvekkilin kişiliğinin en ayrılmaz parçalarından biri olan adı ve soyadını içeren------ tarihinden itibaren koruma altında olacak şekilde, ----------- tarihinde Davalı -----------tarafından marka olarak tescil edildiğini, müvekkilinin , kendi adı ve soyadının marka haklarının sahibi olmadığı için, ticari faaliyetlerinde adını dahi kullanamamakta ve bu sebeple ciddi anlamda zarara uğradığını, kişilik hakkının da zarar gördüğünü, Medeni Kanun m.26 uyarınca da "Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini isteyebilir". Hükmüne paralel olarak SMK nun 6/6 ve m.25, başkasına ait kişi adlarının marka olarak tescilinin, ilgili kişinin itirazına tabi olduğunu ve bu şekilde tescil edilmiş bir markanın hükümsüzlüğünün, adın sahibi tarafından talep edilebileceğinin hükme bağlandığını, müvekkili, davalının kendi adını tescil ettirmesini kesinlikle istemediğini ve bunu davalıya çok kereler bildirmiş olduğunu, gerek evliliği sırasında gerekse de boşanma aşamasında, kendi adı ve soyadını mesleki faaliyetlerinde kullanamadığını, isminin Davalı tarafından tescil edilmiş olması, aynı zamanda Müvekkilin kişilik haklarına da zarar verdiğini, Bu nedenlerle; müvekkilinin telafisi güç ve imkânsız zararlara uğramasını engellemek için Davalı ----- tescilli "..."------ markasının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir talebimizin öncelikle incelenerek kabulüne, davalı adına tescilli "..." markasının, Sınai Mülkiyet Kanunu m.6 ve m.25 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğüne, karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap...