6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa uygun olarak, işyeri hekimi ve işyeri güvenliği uzmanı hizmetlerinin verilmesi amacıyla 01/06/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan her türlü yükümlülüğün yerine getirildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam ederek davalı şirketin herhangi bir yasal bildirim yapmadan başka bir firma ile anlaştığını ve müvekkili şirketin hizmet vermesine engel olduğunu, bu durumun davalı şirkete noter ihtarnamesi ile bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.ve 10.maddelerinde sözleşmenin feshedilebilmesi için geçerli sebep bildirme zorunluluğu getirilerek yazılı şekil şartına bağlandığını, davalı şirket vekili tarafından gönderilen karşı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/133 KARAR NO: 2024/311 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/415 KARAR NO: 2020/279 KARAR TARİHİ: 02/07/2020 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/03/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa uygun olarak, işyeri hekimi ve işyeri güvenliği uzmanı hizmetlerinin verilmesi amacıyla 01/06/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan her türlü yükümlülüğün yerine getirildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam ederek davalı şirketin herhangi bir yasal bildirim yapmadan başka bir firma ile anlaştığını ve müvekkili şirketin hizmet vermesine engel olduğunu, bu durumun davalı şirkete noter ihtarnamesi ile bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.ve 10.maddelerinde sözleşmenin feshedilebilmesi için geçerli sebep bildirme zorunluluğu getirilerek yazılı şekil şartına bağlandığını, davalı şirket vekili tarafından gönderilen karşı ihtarnamede fesih işleminin elektronik posta yolu ile yapıldığı ifade edilerek sözleşme şartlarına uyulmadan sözleşmenin feshedildiğinin kendi beyanları ile sabit hale geldiğini, davalının kötüniyetli olduğunu beyan ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere; davalı şirket tarafından ödenmesi gereken ücretlerin, sözleşme bedellerinin ve gecikme tazminatının konusunda uzman bir bilirkişi tarafından hesaplanarak dava tarihinden itibaren uygulanması gereken en yüksek ticari temerrüt faizi ile tespiti ile davalı tarafından ödenmesine, sözleşmeyi fesih etmeden kötü niyetle başka bir firma ile anlaşan ve müvekkil şirketin zarara uğramasına sebep olan davalı şirketin, mahkeme tarafından takdir edilecek miktarda kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava değerinin 5.000,00 TL olarak bildirmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırmıştır. CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafça iddia edilenin aksine taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin 01/06/2016'da değil, 01/05/2014'de başladığını, daha sonra taraflarca 09/04/2015 tarihinde yeni bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 01/05/2015 itibarıyla yenilendiğini, davacı tarafın sunduğu, 01/06/2016 tarihli sözleşmenin 9.2. Nolu maddesine bakıldığında farklı bir hüküm sevk edildiğinin görüleceğini ancak dikkat edilirse bu sözleşmenin son sayfası dışındaki sayfalarında müvekkilinin şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığını, ilgili 9. Maddeninde imza yer almayan sayfalar arasında olduğunu, davacı yanın tamamen kötüniyetli olarak müvekkil şirket yetkililerinin imzaların bulunduğu son sayfa dışındaki kısımları yeniden kaleme alarak aradaki anlaşmaya aykırı surette farklı bir şekilde düzenlediğini, önceki sözleşmelere kıyasen fark...