Aralarında akrabalık ilişkisi bulunsa dahi bir takvim yılı içerisinde birden fazla kişiye borç para verme işleminin devamlılık arz eden ikrazatçılık faaliyeti sayılarak bsmv'ye tabi olması gerektiği ve bu kişilerle borç veren arasında sadece senet imzalanmış olmasının faiz karşılığı borç para verme işlemini kanıtlamaya yeterli sayılacağı hk.
Danıştay 7. Daire E. 2001/4837 K. 2005/492 T. 23.3.2005 İKRAZATÇILIK FAALİYETİ FAİZ KARŞILIĞI BORÇ PARA VERME İŞİ ARALARINDA AKRABALIK İLİŞKİSİ BULUNSA DAHİ BİR TAKVİM YILI İÇERİSİNDE BİRDEN FAZLA KİŞİYE BORÇ PARA VERME İŞLEMİNİN DEVAMLILIK ARZ EDEN İKRAZATÇILIK FAALİYETİ SAYILARAK BSMV'YE TABİ OLMASI GEREKTİĞİ VE BU KİŞİLERLE BORÇ VEREN ARASINDA SADECE SENET İMZALANMIŞ OLMASININ FAİZ KARŞILIĞI BORÇ PARA VERME İŞLEMİNİ KANITLAMAYA YETERLİ SAYILACAĞI HK. 213/md. 3 6802/md. 28 Temyiz İsteminde Bulunan : .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Davacının 1998 yılının Aralık döneminde faiz geliri elde ettiğinin saptandığından bahisle, adına resen banka ve sigorta muameleleri vergisi salınması ve ağır kusur cezası kesilmesi yolunda tesis edilen işlemi; olayda, borç para alan şahısların davacının yakın akrabaları olduğunun; öte yandan, faiz ödendiği hususunda, bu kişilerin ifadeleri dışında herhangi bir somut tespitin bulunmadığının anlaşıldığı; ayrıca, davacı tarafından, bu kişilerle ticari ilişkide bulunulduğu iddia edilmesine karşın, bu konuda inceleme elemanınca hiçbir araştırma yapılmadığı gibi, elde edildiği ileri sürülen faiz tutarlarının fahiş olmasının da, bu kişilerle davacı arasında husumet bulunduğunu gösterdiği gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 25.6.2001 gün ve E:2001/109; K:2001/467 sayılı kararının; inceleme raporu doğrultusunda yapılan işlemin yasal olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ......'in Düşüncesi :213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3'üncü maddesinin (B) fıkrasında; vergilemede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat yükünün bunu iddia edene ait olduğu açıklanmıştır. Öte yandan, ticari icaplar, iş ve ticari ilişkilerin ve bunlardan kaynaklanan taahhüt ve taleplerin sözleşmeye bağlanmasını ve yapılan avans ödemelerinin belgelendirilmesini ve kayda geçirilmesini gerektirmektedir. Olayda, borç para verme işleminin ticari ilişkiye dayandığını iddia eden davacının, böyle bir sözleşme ibraz etmemiş olması karşısında, alacak-borç ilişkisini gerekçelendirmek amacıyla yapmış olduğu açıklama, dayanaksız iddiadan ibaret kaldığından, aksi yolda verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ......'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlere uymayıp, Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereğ...