Aralarında akrabalık ilişkisi bulunmayan kimseler arasında karşılıklı borç para alış verişinin ikrazatçılık sayılacağı ve elde edilen faizin bsmv. ne tabi olacağı hk.
7. Daire 2000/1130 E. , 2000/2903 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No: 2000/1130 Karar No: 2000/2903 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar: 1- ... Vekili : Av. ... 2- Adil Oral Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Davacı adına, beyanda bulunmadan ikrazatçılık yaptığından bahisle banka ve sigorta muameleleri vergisi salınması ve ağır kusur cezası ile usulsüzlük cezası kesilmesi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada; olayda, davacının 1996 yılında, aralarında husumet, sıkı iş ilişkisi veya yakın akrabalık bağı bulunmadığı anlaşılan iki ayrı şahsa değişik tarihlerde faiz karşılığı borç para verdiğinin tespiti üzerine cezalı tarhiyat yapıldığı; her ne kadar, davacı, alivre usulü alınan 9 ton üzüm için avans verildiğini, karşılığında para ve müstahsil makbuzu düzenlendiğini ileri sürmekte ise de; üzümün alış fiyatının ve toplam borç miktarının belirtilmemiş olması karşısında, verilen paranın avans olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, günün ekonomik koşullarında 480.000.000.-lira gibi bir paranın karşılıksız olarak kullandırılmasının düşünülemeyeceğinden ve sonuç olarak, faiz karşılığı borç para verme işini gizlemek amacıyla muvazaalı bir şekilde ticari işlem tesisi yoluna gidildiği kanaatine varıldığından, hesaplanan faiz tutarı üzerinden banka ve sigorta muameleleri vergisi salınmasında ve ağır kusur cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 336'ncı maddesi uyarınca tek bir fiile iki ayrı ceza kesilemeyeceğinden, olaya ayrıca usulsüzlük cezası kesilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kısmen kabul ederek dava konusu işlemin usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının iptaline; davanın vergi aslı ve ağır kusur cezasına ilişkin kısmının ise reddine karar veren, ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; davalı idarece, usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının; davacı tarafından ise, vergi aslı ve ağır kusur cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması ve duruşma yapılması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Taraflarca savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemleri reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Tarafların karşılıklı temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü: Temyiz başvuruları; 1996 yılında birden fazla şahsa faiz karşıl...