Günümüz ekonomik koşullarında aralarında yakın akrabalık bağı ve iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında karşılıksız olarak borç para verileceğinin kabulünün mümkün olmadığı hakkında.
7. Daire 2000/4166 E. , 2002/2946 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No: 2000/4166 Karar No: 2002/2946 Temyiz İsteminde Bulunan: Şahinbey Vergi Dairesi Müadürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Davacı adına, ikrazatçılık yaptığından bahisle Ocak ila Aralık 1998 dönemlerine ilişkin olarak salınan banka ve sigorta muameleleri vergisine ve kesilen ağır kusur cezasına ilişkin işlemi; bir kimsenin ikrazatçı sayılabilmesi için, bir takvim yılında birkaç kişiye veya birden çok yılda bir kişiye borç para vermesi gerektiği; dosyanın incelenmesinden, davacı nezdinde tutulan 7.8.1999 günlü tutanakla ... adlı şahsa Ocak 1997 döneminde 1.3.1997 tarihinde ödenmek üzere 1.100.000.000.- lira borç para verildiği ve borcun süresinde ödenmemesi nedeniyle, 1998 yılının Ağustos, Eylül ve Ekim dönemlerinde aylık 200.000.000.- lira olmak üzere toplam 600.000.000.- lira faiz aldığının senedin arkasına yazıldığı, senedin kalan miktarının ödenmemesi nedeniyle 4 Temmuz 1999 tarihinde icra yoluyla tahsili yoluna gidildiği; önceden tahsil edilen faizin cebri icra sonucunda tahsil edilecek faiz miktarından düşüldüğü, bunun dışında da faizle borç para verdiği yönünde bir tespit bulunmadığı, buradan da anlaşıldığı üzere bir kişiye bir defaya mahsus olarak borç para verilmesinin ikrazatçılık sayılamayacağı gerekçesiyle iptal eden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; yükümlünün ikrazatçılık işini sürekli yaptığından, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz başvurusu; davacı adına ikrazatçılık yaptığından bahisle Ocak ila Aralık/1998 dönemlerine ilişkin olarak salınan banka ve sigorta muameleleri vergisine ve kesilen ağır kusur cezasına ilişkin işlemi iptal eden vergi mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir. 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28'inci maddesinin üçüncü fıkrasında; 2279 sayılı Kanuna göre ikraz işleriyle uğraşanlarla, ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini devamlı olarak yapanların, bu Kanunun uygulanmasında banker sayılacakları hükme bağlanmış; 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanunu, ek ve değişiklikleri...