Aralarında akrabalık ilişkisi bulunmayanlar arasında borç para alıp verilmesinin ikrazatçılık sayılacağı hk.
7. Daire 2000/2152 E. , 2000/2425 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No: 2000/2152 Karar No: 2000/2425 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Davacı adına, beyanda bulunmadan ikrazatçılık yaptığından bahisle ağır kusur cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisi tarh edilmesi yolunda tesis edilen işlemi; olayda, ... Müftülüğünde Devlet memuru olarak çalışan ve eşi oto galericiliği işi ile uğraşan davacı hakkında, ... ...'nun şikayeti üzerine yapılan inceleme sonucu cezalı tarhiyat yapılmışsa da, dosyada mevcut vergi inceleme raporu ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:...; K:... sayılı kararının incelenmesinden; ... ... ile davacının eşi arasında otomobil alım satımına dayalı iş ilişkisi bulunduğunun; aralarında çıkan uyuşmazlığın yargıya intikal ettiğinin ve ... ...'nun mal varlığı üzerine haciz konulduğunun; ifadesine başvurulan diğer şahısların, davacıyı, ... ...'nun vasıtasıyla tanıdıklarının ve aldıkları borç paraları davacının eşinin veya oğlunun hesabına ödediklerinin anlaşıldığı; ... ... ile davacının eşi arasında ticari ilişki bulunması; diğer şahıslar yönünden de, ifadeler dışında somut bir kanıt gösterilememesi karşısında, davacının ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle iptal eden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; inceleme raporu doğrultusunda yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, 1995, 1996 ve 1997 yıllarında ikrazatçılık yaptığından bahisle davacı adına banka ve sigorta muameleleri vergisi salınmasından ve ağır kusur cezası kesilmesinden doğmuştur. 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında; 2279 sayılı Kanuna göre ikraz işleriyle uğraşanlarla, ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini devamlı olarak yapanların, bu kanunun uygulanmasında banker sayılacakları hükme bağlanmıştır. Günün ekonomik şartları göz önünde tutulduğunda, aralarında yakın akrabalık veya iş münasebeti bulunmayan kimseler arasında karşılıksız borç para alınıp verilemeyeceği ve bir takvim yılında bir kaç kişiye veya...