Aralarında yakın akrabalık veya iş münasebeti bulunmayan kimseler arasında karşılıksız borç para alınıp verilemeyeceği, dolayısıyla bu işlemin ikrazatçılık sayılacağı ve elde edilen faizin bsmv'ne tabi tutulması gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 1998/1073 K. 1999/3791 T. 17.11.1999 İKRAZATÇILIK FAALİYETİ KARŞILIKSIZ BORÇ PARA ALIŞ VERİŞİ ARALARINDA YAKIN AKRABALIK VEYA İŞ MÜNASEBETİ BULUNMAYAN KİMSELER ARASINDA KARŞILIKSIZ BORÇ PARA ALINIP VERİLEMEYECEĞİ, DOLAYISIYLA BU İŞLEMİN İKRAZATÇILIK SAYILACAĞI VE ELDE EDİLEN FAİZİN BSMV'NE TABİ TUTULMASI GEREKTİĞİ HK. 6802/md. 28 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Vergi inceleme raporuna dayanılarak 1996 yılının Ocak dönemi için yükümlü adına tarh edilen kaçakçılık cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kesilen ağır kusur cezasının terkini istemiyle açılan davayı; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28'inci maddesinden bahisle, tarhiyatın dayanağı inceleme raporu ve eki tutanakların incelenmesinden; davacı tarafından, aralarında yakın akrabalık ya da iş ilişkisi olmayan kimselere borç para verildiğinin anlaşıldığı, birden fazla yılda tek şahsa veya bir yılda birden fazla şahsa borç para verilmesinin mevzuat ve yargı kararlarıyla ikrazatçılık olarak nitelendirilmesi nedeniyle, ikrazatçılık yaptığı sonucuna varılan davacı adına yapılan tarhiyatın ve kesilen cezanın yerinde olduğu gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin 25.12.1997 gün ve E: 1996/575; K: 1997/913 sayılı kararının; ikrazatçılık faaliyetinin söz konusu olmadığı, tarhiyatın varsayıma dayalı yapıldığı ileri sürülerek bozulması ve duruşma yapılması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi : Tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporu ve eklerinin incelenmesinden, davacının faiz karşılığı borç para verdiği yolunda bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla, varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta ve bu tarhiyata karşı açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında isabet görülmediğinden, temyiz isteminin kabulü ve mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, ikrazatçılık yaptığı halde, bu faaliyetini vergi dairesinin bilgisi dışında bıraktığı vergi incelemesiyle saptanan davacı adına banka ve sigorta muameleleri vergisi tarh edilerek, kaçakçılık cezası kesilmesinden doğmuş bulunmaktadır. 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında; 2279 sayılı Kanuna göre ikraz işleriyle uğraşanlarla, 2'nci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini devamlı olarak yapanların bu kanunun uygulanmasında banker sayılacaklar...