Yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında önemli miktarlardaki paraların günün ekonomik koşullarında karşılıksız olarak alınıp verilemeyeceğinden bahisle, bir yılda birden çok kişiye veya aynı kişiye birden çok yılda borç para verilmesi ikrazatçılık faaliyeti olarak kabul edilmiş, borç verme işlemlerinde faizin peşin alındığı, alacağın senet düzenlenmesi suretiyle güvenceye bağlanmasının da faiz alındığına delil teşkil edeceği hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2001/341 K. 2002/82 T. 15.2.2002 İKRAZATÇILIK FAALİYETİ GELİR VERGİSİNİN KONUSU GELİRİN UNSURLARI YAKIN AKRABALIK BAĞI VEYA İŞ İLİŞKİSİ BULUNMAYAN KİŞİLER ARASINDA ÖNEMLİ MİKTARLARDAKİ PARALARIN GÜNÜN EKONOMİK KOŞULLARINDA KARŞILIKSIZ OLARAK ALINIP VERİLEMEYECEĞİNDEN BAHİSLE, BİR YILDA BİRDEN ÇOK KİŞİYE VEYA AYNI KİŞİYE BİRDEN ÇOK YILDA BORÇ PARA VERİLMESİ İKRAZATÇILIK FAALİYETİ OLARAK KABUL EDİLMİŞ, BORÇ VERME İŞLEMLERİNDE FAİZİN PEŞİN ALINDIĞI, ALACAĞIN SENET DÜZENLENMESİ SURETİYLE GÜVENCEYE BAĞLANMASININ DA FAİZ ALINDIĞINA DELİL TEŞKİL EDECEĞİ HAKKINDA. 193/md. 1 , 2 İstemin Özeti : İkrazatçılık faaliyetinden elde ettiği faiz gelirini beyan etmemesi nedeniyle davacı adına 1997 yılı için ağır kusur cezalı gelir vergisi, geçici vergi salınmış ve fon payı hesaplanmıştır. Manisa Vergi Mahkemesi 3.2.2000 günlü ve E:1999/1690, K:2000/85 sayılı kararıyla; oto alım-satım komisyonculuğu faaliyetini 31.12.1997 tarihinde terk eden ve ikrazatçılık yaptığı yolundaki ihbar ve şikayetler üzerine 1994 ve 1998 yıllarına ait işlemleri incelenen davacının, aynı ya da muhtelif şahıslara bir defadan çok faiz karşılığı borç para verdiği dosyada bulunan ifade tutanakları, gayrimenkul satış senetleri, çek ve senetlerle sabit olup, faiz karşılığı borç para verme işini mutad meslek haline getirdiğinin kabulü gerektiği, ancak ... ve ... kardeşlerin ifadelerinde, davacıdan aldıkları borç para için 1997 yılında herhangi bir ödeme yapmadıkları belirtildiğinden ve satıldığı söylenen arsaya ilişkin resmi bir belge de sunulmadığından 1.300.000.000.-liranın faiz geliri olarak matrah farkına dahil edilmesinde yasal isabet bulunmadığı, inceleme tarihi itibarıyla dahi beyanname verme süresi geçtiğinden geçici verginin kaldırılması gerektiği, vergi aslı üzerinden hesaplanan fon payı ile yıllık vergiye mahsuben alınan geçici vergi için kusur cezası kesilmesi gerekirken ağır kusur cezası kesilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul ederek geçici vergiyi kaldırmış, gelir vergisi ve fon payı ile gelir vergisine bağlı olarak kesilen ağır kusur cezasını 21.736.497.085.-lira matrah farkına göre azaltmış, fon payı ile geçici vergiye bağlı olarak kesilen ağır kusur cezasını azaltılan bu matrah farkına göre kusur cezasına çevirmiştir. Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 28.3.2001 günlü ve E:2000/1553, K:2001/1039 sayılı kararıyla; temyize konu kararın matrahın azaltılması ve cezalara ilişkin hüküm fıkrasına karşı vergi dairesi temyiz istemini reddetmiş, inceleme raporuna ekli ifade tutanakları ve diğer belgelerin incelenmesinden, Manisa İli Salihli İlçesinde tuğla fabrikası işleten ...'nun müşterilerine ait çekleri %10 faiz karşılığında davacıya kırdırarak çeklerin karşılıksız çıkması riskinin teminatı olarak da davacının karısı ve oğlu adına üç adet arsa satışı yaptığını, ...'in müşterilerine ait senetleri, ...'nun ise şahsi çeklerini yine davacıya kırdırdıklarını ve karşılığında adı geçene faiz ödedik...