Yükümlünün sahte fatura düzenlediğinin tespiti halinde, idarece, olayın kaçakçılığa iştirak ya da kaçakçılığa yardım fiillerinden birine göre değerlendirilmesi suretiyle ceza kesilmesi gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 1992/2911 K. 1995/700 T. 23.2.1995 KAÇAKÇILIĞA İŞTİRAK KAÇAKÇILIĞA YARDIM SAHTE FATURA YÜKÜMLÜNÜN SAHTE FATURA DÜZENLEDİĞİNİN TESPİTİ HALİNDE, İDARECE, OLAYIN KAÇAKÇILIĞA İŞTİRAK YA DA KAÇAKÇILIĞA YARDIM FİİLLERİNDEN BİRİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ SURETİYLE CEZA KESİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 213/md. 338 , 31 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar : 1. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2. ... İstemin Özeti : 1986 yılı Nisan dönemi için inceleme raporuna dayanılarak salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergisi ile dahili tevkifatı; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesinin 1. fıkrası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30. maddesinin 3. fıkrası belirtildikten sonra, yükümlüye ait defter ve belgelerin zayi olması nedeniyle incelemeye ibraz edilmemesi üzerine satış faturalarının kaydedildiği ... şirketler topluluğuna bağlı ..., ... deri San.Tic.Ltd.Şti., nezdinde yapılan karşıt inceleme sonucunda bu şirkete kesilen 10 adet ve toplam 43.302.604.024.-liralık faturanın sahte olduğu ve gerçekte bir mal hareketi bulunmadığının açıklığa kavuşturulduğu, zira mahkemelerinin E:1991/1492 esas numarasında kayıtlı dava dosyasında bulunan gelir vergisine ilişkin 3.12.1990 gün ve 321/143-579/13 sayılı inceleme raporunda, ödevlinin emtia aldığı tüccarları tanıyamaması, büyük meblağlardaki nakdin çantada taşınarak evde saklanması, alım ve satım esnasında emtia nakliyesine karşılamaması, ticari faaliyetin ... şirketler grubuna bağlı tek bir şirketle yapılması gibi hususlar, gerçek emtia hareketinin olmadığı ve gerçek faaliyetin komisyon karşılığında fatura kesmekten ibaret olduğu sonucunu doğurduğu, bu durumda, tarh dönemi defter ve belgelerinin yukarıda belirtilen hususları saklamak amacıyla zayi edildiğinden, defter ve belgelerini ibraz etmeyen yükümlü adına kestiği fatura bedelinin % 2'si oranında hesaplanan matrah üzerinden salınan cezalı katma değer vergisinde isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin (B) fıkrasından bahisle, yapılması öngörülen dahili tevkifatın, cari vergilendirme dönemi ile ilgili olarak verilen beyanname üzerine hesaplanan gelir vergisinden mahsubuna imkan verildiği, madde hükmünde, geçmiş dönemlere ait işlemler üzerinden dahili tevkifat yapılacağı öngörülmediği gibi, cari vergilendirme dönemindeki işlemler üzerinden yapılan dahili tevkifatın, cari vergilendirme dönemini takip eden dönemlere ait gelir vergisinden mahsup edileceğine dair bir hükmün de yer almadığı, dahili tevkifatın yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsubu gerekli olup, mahsup edilemeyen bir dahili tevkifatın vergi mükerrerliğine yol açacağı gerekçesiyle, kaçakçılık cezalı katma değer vergisini onamak, kaçakçılık cezalı dahili tevkifatı ise terkin etmek suretiyle değişiklikle onayan ... Vergi Mahkemesinin 31.1.1992 gün ve E:1991/1486, K:1992/272 sayılı kararının; vergi dairesi müdürlüğünce; dahili tevkifatın da ona...