Ortağı ve temsilcisi olunan şirketin vergi borçlarından dolayı adına düzenlenmiş olan ödeme emirlerinin vergi mahkemesinin tek hakimle verdiği kararlarla iptal edildiği anlaşılmış olup, dayanağı kalmayan haciz işleminin iptal edilmesinin hukuka uygun olduğu hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2006/5176 K. 2007/452 T. 21.2.2007 TEK HAKİMLE VERİLEN KARARLAR ŞİRKET ORTAĞININ SORUMLULUĞU TESCİLİN ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARA ETKİSİ ORTAĞI VE TEMSİLCİSİ OLUNAN ŞİRKETİN VERGİ BORÇLARINDAN DOLAYI ADINA DÜZENLENMİŞ OLAN ÖDEME EMİRLERİNİN VERGİ MAHKEMESİNİN TEK HAKİMLE VERDİĞİ KARARLARLA İPTAL EDİLDİĞİ ANLAŞILMIŞ OLUP, DAYANAĞI KALMAYAN HACİZ İŞLEMİNİN İPTAL EDİLMESİNİN HUKUKA UYGUN OLDUĞU HAKKINDA. (6762/md.38,39) 6183/md. 35 İstemin Özeti : ?. Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle ortağı ve kanuni temsilcisi olan davacının banka hesabına uygulanan haczin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre şirketten tahsil olanağı kalmayan kamu borçlarından dolayı ortaklar için öngörülen sorumluluğun ortaklık sıfatına ve ortaklık payına bağlı olduğu, hisse devri halinde devir tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ilişkin vergi borçlarının ortaklık payını devralan ortaklardan aranması gerektiği, davacının 27.12.1990 tarihli hisse senedi devir senediyle şirketteki hisselerini devrettiği ve şirketle ilişkisinin kalmadığı, davacının şirketin eski müdürü sıfatıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açtığı davaların, davacının 27.12.1990 tarihinden sonraki şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddedilmesine karşın haciz yoluna gidilmesinde yasaya uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, ortaklıktan ayrıldığını ticaret sicilinde tescil ettirmeyen davacı adına yapılan işlemlerin yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. ?. Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla ortağı ve temsilcisi olan davacının banka hesabına uygulanan haczi iptal eden vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Türk Ticaret Kanunu'nun 38. maddesinde, Ticaret sicil kayıtlarının nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü şahıslar hakkında, kaydın gazete ile ilan edildiği günü takip eden iş gününden itibaren hüküm ifade edeceği, 39. maddesinin ikinci fıkrasında ise, tescili lazım geldiği halde tescil edilmemiş olan bir hususun ancak bunu bildikleri ispat edilmek şartıyla üçüncü şahıslara karşı ileri sürülebileceği hükme bağlanmıştır. Davacı, 27.12.1990 tarihinde şirketteki bütün hisselerini devretmiş ise de, dosyada, devre ilişkin işlemin Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğine ilişkin bir belge olmadığı gibi bu yönde bir iddia da ileri sürülmediğinden, yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere göre davacının üçüncü kişi durumundaki vergi dairesine karşı ortak ve temsilci sıfatıyla şirket borçlarından sorumluluğunun devam edeceği açıktır. Ancak, dosyanın incelenmesinden, söz konusu şirketin vergi borçlarından dolayı davacı adına düzenlenmiş olan ödeme emirlerinin Vergi Mahkemesinin tek hakimle verdiği kararlarla iptal edildiği anlaşılmış olup, dayanağı kalmayan haciz işlemini iptal eden Mahkeme kararı so...