Mükelleflerin kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan mallarını kayıt ve beyanlarına intikal ettirmeleri gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 1999/4411 K. 2000/4961 T. 29.11.2000 KAYIT DIŞI MALLARIN BEYANI MÜKELLEFLERİN KAYITLARINDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMELERİNDE MEVCUT OLMAYAN MALLARINI KAYIT VE BEYANLARINA İNTİKAL ETTİRMELERİ GEREKTİĞİ HK. 193/md. 49 Temyiz Eden : .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İstemin Özeti : Davacı şirketin 1996 yılı defter ve belgeleri üzerinde yapılan kaydi envanter sonucu belgesiz emtia satmak suretiyle dönem kazancını noksan beyan ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle adına I. derece usulsüzlük cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi 20.4.1999 günlü ve E: 1998/1271, K: 1999/399 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 4369 sayılı Kanunun 54 üncü maddesiyle eklenen ve 29.7.1998 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Geçici 49 uncu maddesinde gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan mallarını bu kanunun yayınlandığı tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar aynı nevide mallara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayri safi kar oranını dikkate alarak faturalamak ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilecekleri, gayrisafi kar oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranların esas alınacağı öngörüldüğü, olayda davacı şirketin defter ve belgeleri üzerinde ortaya çıkan kaydi envanter farkı için 30.9.1998 tarihinde fatura düzenlenip kayıtlara intikal ettirdiği ve kanunda öngörülen yükümlülüğü yerine getirdiğinin anlaşılması nedeniyle kesilen I. derece usulsüzlük cezasında isabet görülmediği gerekçesiyle cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü yükümlünün anılan kanun hükmünden yararlanarak düzenlenen inceleme raporuyla ortaya çıkan belgesiz emtia satışlarını faturalandırma işleminin dava konusu cezayı ortadan kaldırmayacağından kesilen cezanın yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak duru...