İkmalen ve re'sen yapılan tarhiyatlarda fon hesaplanmayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 1998/3214 K. 1999/2054 T. 17.5.1999 İKMALEN VE RE'SEN TARHİYAT FON PAYI İKMALEN VE RE'SEN YAPILAN TARHİYATLARDA FON HESAPLANMAYACAĞI HK. 193/md. 94 Temyiz Eden Taraflar: 1- .... 2- Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti : 1995 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu, tespit edilen matrah farkı esas alınarak 1996/Nisan dönemi için düzenlenen rapora dayanılarak davacı şirket adına gelir (stopaj) vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, ağır kusur cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesinin 28.4.1998 günlü ve E: 1997/996, K: 1998/525 sayılı kararıyla; 1995 yılı kurumlar vergisine ilişkin olarak açılan davada Mahkemelerinin E: 1997/995, K: 1998/522 sayılı kararıyla; kurumlar vergisinin yerinde olduğuna karar verildiği, buna göre tespit edilen gelir (stopaj) vergisinde de yasaya aykırılık görülmediği, ancak matrah farkının defter ve belgelerin incelenmesi sonucu ortaya çıkması ve yoruma elverişli olması nedeniyle olaya kusur cezası uygulanması gerektiği, ikmalen ve re'sen yapılan tarhiyatlarda fon hesaplanamayacağı gerekçesiyle vergi aslına yönelik davanın reddine, ağır kusur cezasının kusur cezasına çevrilmesine, fon payı ve cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, yapılan tarhiyatın tümüyle yasaya uygun olduğunu davacı şirket, inceleme raporunda ayrılan amortisman ile yapılan yeniden değerleme işlemlerinin yanlış yapıldığına dair tespit bulunmadığını, yapılan tarhiyatın yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler. Savunmanın Özeti: Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından yasal dayanaktan yoksun bulunan davacı şirket temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle taraflar temyiz isteminin reddiyle Vergi Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'nin Düşüncesi: Yeniden değerlemeye esas alınan amortismana tabi iktisadi kıymetler üzerinden amortisman ayrılabilmesi için yeniden değerleme işlemlerinin mali müşavirlere tasdik ettirilmesi mecburiyetinin getirildiği kabul edilerek dava konusu tarhiyat yapılmış ise de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümlerinde bu yönde bir şart öngörülmediği, 3568 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan tebliğ ile anılan hükümlere rağmen söz konusu haktan yararlanabilmek için tasdik zorunluluğu getirilemeyeceği, 6.7.1994 gününde yürürlüğe giren mükerrer 277 nci maddesi hükmünün söz konusu tebliğin 3568 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılmış olması nedeniyle bu durumu değiştirmeyeceği, diğer yandan yeniden değerleme ve amortisman ayırma işlemlerinin yasaya aykırı yapıldığı yönünde bir tespit de bulunmadığından davacı temyiz istemi...