Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu, ikrazat işiyle uğraşanların götürü usulden faydalanamayacakları hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 1995/6136 K. 1996/5738 T. 23.12.1996 İKRAZATÇILIK FAALİYETİ TİCARİ KAZANÇ HER TÜRLÜ TİCARİ VE SINAİ FAALİYETLERDEN DOĞAN KAZANÇLARIN TİCARİ KAZANÇ OLDUĞU, İKRAZAT İŞİYLE UĞRAŞANLARIN GÖTÜRÜ USULDEN FAYDALANAMAYACAKLARI HAKKINDA. 193/md. 37 , 51 213/md. 3 , 30 Temyiz Eden : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Aramada ele geçirilen belgelere dayalı olarak yapılan inceleme sonucu, davacının 1989 yılında ikrazatçılık yaptığının tespit edildiği belirtilerek düzenlenen inceleme raporuna göre, re'sen gelir vergisi salınmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesinin 28.6.1995 günlü ve E:1994/2375, K:1995/1587 sayılı kararıyla; inceleme raporunda davacının ikrazatçılık yaptığı yolundaki değerlendirilmelerin sübjektif değerlendirmeden ibaret olduğu, davacı ile ortağı olduğu kuruluşlar nezdinde ticari ilişkide bulunulmadığına ilişkin bir tespit mevcut olmadığı ve borç para aldığı belirtilen kişilerin ifadelerine başvurulmadığı gibi bu konudaki bir ceza davasında davacının suç sayılan eyleminin bulunmadığına karar verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, inceleme raporundaki verilere göre salınan vergide ve kesilen cezada kanuna ve usule aykırılık bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Kanuni dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: İleri sürülen bozma nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan vergi mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu, 51 inci maddesinde de ikrazat işleriyle uğraşanların götürü usulden faydalanmayacakları belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30 uncu maddesinde, re'sen vergi tarhının, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmaması halinde takdir komisyonunca yada inceleme elemanlarınca düzenlenmiş raporlarda takdir edildiği belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh edilmesi olduğu açıklandıktan sonra aralarında vergi beyannamesinin verilmemesi halinin de bulunduğu re'sen takdir nedenleri bentler halinde sayılmıştır. Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde ise, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muameleler...