Şirket hakkında malvarlığı araştırmasının hacizden sonraki bir tarihte yapıldığı, dolayısıyla, haczin ilgili bulunduğu dönem itibarıyla şirketin malvarlığı bulunup bulunmadığı hususunun yeterince araştırılmadığı görüldüğünden, borcun şirketten tahsili için tüm takip yollarının tüketildiğinden ve kanuni temsilcinin takibi için kanunda öngörülen şartların oluştuğundan sözedilemeyeceği hk.
Danıştay 3. Daire E. 2009/3895 K. 2011/5332 T. 30.9.2011 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU ŞİRKET HAKKINDA MALVARLIĞI ARAŞTIRMASININ HACİZDEN SONRAKİ BİR TARİHTE YAPILDIĞI, DOLAYISIYLA, HACZİN İLGİLİ BULUNDUĞU DÖNEM İTİBARIYLA ŞİRKETİN MALVARLIĞI BULUNUP BULUNMADIĞI HUSUSUNUN YETERİNCE ARAŞTIRILMADIĞI GÖRÜLDÜĞÜNDEN, BORCUN ŞİRKETTEN TAHSİLİ İÇİN TÜM TAKİP YOLLARININ TÜKETİLDİĞİNDEN VE KANUNİ TEMSİLCİNİN TAKİBİ İÇİN KANUNDA ÖNGÖRÜLEN ŞARTLARIN OLUŞTUĞUNDAN SÖZEDİLEMEYECEĞİ HK. 213/md. 10 İstemin Özeti: Kanuni temsilcisi bulunduğu ...... İnşaat Demir Çelik Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen muhtelif dönemlere ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının taşıtına uygulanan hacze karşı açılan davayı; şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında herhangi bir malvarlığına rastlanılamadığından kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla davacının taşıtına konulan haczin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddeden İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 8.5.2009 gün ve E:2008/980, K:2009/700 sayılı kararının; vergi borcunun asıl muhatabı şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılmaksızın taşıtına konulan haczin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi'nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı'nın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 'Kanuni Temsilcilerin Ödevi' başlıklı 10'uncu maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. Bu hükme göre, tüzelkişilerin tahsil edilemeyen vergi borçları nedeniyle kanuni temsilcilerinin sorumlu tutulup, takibat yapılabilmesi için, amme alacağının tüzelkişilerin malvarlığından tamamen veya kısmen alınamadığı hususunun açıkça ve yasal prosedür uygulanmak suretiyle kesin olarak ortaya konulmuş olması gerekmektedir. Dosyaya sunulan belgelerden, davacının ...... plaka no'lu taşıtına 20.4.2007 gün ve 9824 sayılı haciz bildirisi ile haciz uygulanmış ise de, şirket hakkında malvarlığı araştırmasının haci...