Şirket adına yapılan cebren takip ve tahsil işlemleri tam olarak sonuçlanmadan, şirketin borçlarından dolayı kanuni temsilcinin malvarlığına başvurulması amacıyla ödeme emri tebliğ edilemeyeceği hk.
Danıştay 9. Daire E. 2005/514 K. 2006/3801 T. 11.10.2006 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU ŞİRKET ADINA YAPILAN CEBREN TAKİP VE TAHSİL İŞLEMLERİ TAM OLARAK SONUÇLANMADAN, ŞİRKETİN BORÇLARINDAN DOLAYI KANUNİ TEMSİLCİNİN MALVARLIĞINA BAŞVURULMASI AMACIYLA ÖDEME EMRİ TEBLİĞ EDİLEMEYECEĞİ HK. 213/md. 10 6183/md. 35 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. .... İstemin Özeti: Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, davacının yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu ..... A.Ş.'nin 2003 yılının muhtelif dönemlerinde beyan ettiği vergi borcunu ödememesi nedeniyle şirket adına ödeme emirlerinin düzenlendiği, ödeme emirlerinin tebliği üzerine ödevli şirket tarafından mal beyanında bulunulmadığı ve ödeme yapılmadığı, bunun üzerine haciz varakaları düzenlenerek şirket hakkında icrai takibata başlanıldığı, şirket hakkında .... Memurluğu, Muhtelif Bankalar, Belediye Başkanlıkları ve Tapu Sicil Müdürlükleri nezdinde malvarlığı araştırmaları yapıldığı, alınan cevabi yazılarda herhangi bir malvarlığının olmadığının bildirildiği, vergi dairesi icra memurlarınca şirketin işyeri adresinde düzenlenen 9.12.2003 günlü tutanak ile şirketin işyerinde hacze kabil herhangi bir mal varlığının olmadığının tespit edilmesi üzerine şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, olayda her ne kadar davalı idarece şirketin malvarlığının tespiti için bir kısım müdürlüklerle yazışmaların yapıldığı ve şirketin faaliyet merkezinde düzenlenen tutanak ile şirketin hacze kabil mal varlığının bulunmadığı tespit edilmişse de, dava dilekçesinde şirketin mal varlığının bulunduğu ve vergi dairesince haczedilmiş menkul malların olduğunun iddia olunması karşısında, uyuşmazlığın çözümü bakımından bu iddianın aksini ispatlayacak ve şirket hakkında bütün takibatın yapılıp mal varlığının bulunmadığına kanuni delil olacak aciz fişinin davalı idarece düzenlenip düzenlenmediği hususunun bilinmesi icabettiği, ancak olayda davalı idarece davacının yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu şirket hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun ilgili hükümlerinde amme alacağının takibi ve tahsiline yönelik olarak belirtilen yasal prosedürün eksiksiz olarak tamamlanmadığı, söz konusu şirket hakkında bakiye borç bilgisine ilişkin olarak aciz belgesi düzenlenmediği, amme alacağının şirketten tahsil olanağı kalmadığı hususunun açıkça ortaya konulmadığı anlaşıldığından aksi görüşle düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği, kaldı ki, davacı tarafından dosyaya ibraz olunan .... Vergi Dairesinin haciz tutanağı ile, .... A.Ş.'ne ait daha önceden haczedilen malların yeniden değerlemesinin yapıldığı, bu haliyle de şirket hakkında amme alacağının takibinin kesinleşmediğinin açık olduğu gerekçesiyle kabul ederek dava konusu haczi kaldıran .... Vergi Mahkemesinin 30.6.2004 tarih ve 2004/1456 say...