Amme alacağının şirketten tahsiline yönelik tüm takip yollarıtüketilmeden şirketin kanuni temsilcisi adına ödeme emridüzenlenmesinde yasal isabet bulunmadığı hk.
7. Daire 2007/802 E. , 2010/1128 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2007/802 Karar No : 2010/1128
Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Türkiye Şubesi Vekili : Av. … İstemin Özeti : Petrol (rafineri-ithalat) faaliyeti nedeniyle "dar mükellef" olan davacı tarafından, 2004 yılı Temmuz ayı birinci dönemi için, 14.9.2004 tarihinde pişmanlık dilekçesi ekinde ihtirazi kayıtla verilen ek beyanname üzerinden pişmanlık zammı ile birlikte özel tüketim vergisi tahakkuk ettirilmesinden sonra, zammın eksik hesaplandığından bahisle tespit edilen noksanlığa isabet eden tutarda pişmanlık zammı tahakkuk ettirilmesi yolunda tesis edilen işlemi; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371'inci maddesinin 5'inci bendinde, pişmanlık dilekçesinin sunulmasından sonra, ödenmesi gereken ve vadesi geçmiş olan vergilere uygulanacak zammın, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51'inci maddesine göre hesaplanacağının belirtildiği; anılan maddenin 2.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5035 sayılı Kanunla değişik şeklinde, amme alacağına vade tarihinden itibaren her ay için %4 oranında zam tatbik olunacağı; ay kesirlerine isabet eden gecikme zammının günlük olarak dikkate alınacağının kurala bağlandığı; görüldüğü üzere, 213 sayılı Kanunun 371'inci maddesi pişmanlık zammının hesaplanmasına ilişkin bir düzenleme olmayıp, zammın oranı ve hesap şekli konusunda uygulanması gereken temel hükmün 6183 sayılı Kanunun 51'inci maddesi olduğu; bu maddede de, ay kesirlerine isabet eden zammın günlük olarak dikkate alınacağı ifade edildiğinden, davalı İdarece, ay kesirlerinin ay olarak göz önüne alınması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptal eden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; ilgililerin, vergi zıyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerinin, ilgili makamlara kendiliğinden bildirmeleri sonucunda ceza uygulanmaması sonucunu doğuran pişmanlık müessesesi ile kişilerin beyanlarının, gerçek iradeleri ürünü olmadığını ifade eden ihtirazi kaydın birbiriyle bağdaşmadığı; 213 sayılı Yasanın 371'inci ve 6183 sayılı Yasanın 51'inci maddeleri uyarınca tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ...'ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'un Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ...