Davacı adına doğan borcun miktar ve ödeme zamanlarını duyuran yazının idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde olmadığı gerekçesiyle verilen karardayasaya uyarlık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 1998/3791 K. 2000/1398 T. 13.4.2000 TECİL VE TAKSİTLENDİRME DAVACI ADINA DOĞAN BORCUN MİKTAR VE ÖDEME ZAMANLARINI DUYURAN YAZININ İDARİ DAVAYA KONU OLABİLECEK KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ ZORUNLU BİR İŞLEM NİTELİĞİNDE OLMADIĞI GEREKÇESİYLE VERİLEN KARARDA YASAYA UYARLIK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 213/md. 378 6183/md. 48 Temyiz İsteminde Bulunan : ..... Kaynak Suları İşletmeleri A.Ş. Vekili : ..... ..... Karşı Taraf : ..... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Davacının 400 Seri Numaralı Tahsilat Genel Tebliğ gereğince borçlarının tecil ve taksitlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurusu üzerine tebliğ edilen 13.3.1998 gün ve 30/1998-487 sayılı işleme karşı açılan davayı; olayda davacı şirketin vergi dairesine olan borçlarının taksitlendirilmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine tesis edilen işlem, ihbarname, ödeme emri, haciz bildirimi gibi icrai nitelikte, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmayıp ilgilinin talebi üzerine verilen ve borçlarının hangi kalemlerden oluştuğunu gösteren bilgi verme mahiyetinde bir işlem olduğundan davaya konu edilmesine hukuken imkan bulunmadığı, sözkonusu yazıyla miktar ve türü bildirilen vergi, ceza, gecikme faizi gibi amme alacaklarına ait vergi, ceza ihbarnamesi veya ödeme emrinin tebliğini izleyen tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde dava açılması mümkün olup ancak bu durumda vergi mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilebileceği, bu nedenle ortada idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir işlem bulunmadığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 1/b bendi uyarınca reddeden ..... Vergi Mahkemesi'nin 12.5.1998 gün ve E : 1998/76, K : 1998/129 sayılı kararının; tecil ve taksitlendirmede borç miktarının gerçek miktarın üzerinde tespit edildiği, uzlaşmanın dikkate alınmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi : ..... ..... Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı : ..... ..... Düşüncesi : 400 Seri Nolu Tahsilat Genel Tebliği uyarınca 19.9.1997 tarihli dilekçe ile taksitlendirme talebinde bulunan yükümlüye aylar itibariyle ödenmesi gereken vergi ve gecikme zammı ile gecikme faizi miktarlarını belirten yazı gönderilmiş, bu yazının iptali için açılan dava incelenmeksizin reddedilmiştir. Dava konusu yazıda uzlaşılan ve ödenmeyen KDV ve gecikme faizi beyan edildiği halde ödenmeyen gelir stopaj vergileri, kurumlar vergisi ve fon payları, damga vergileri, EDV ve NAV ile tüm vergiler için hesaplanan gecikme zamları, özel usulsüzlük cezaları ve vadesinde ödenmeyen bu cezalar için hesaplanan gecikme zamlarının tek tek ve toplam miktarları belirtilmiş, yükümlüce bu tabloda yazılı miktarlarda hata bulunduğu iddiasıyla ...