Mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları, ancak beyannamelerin ihtirazi kayıtla verilmesi halinde dava açabilecekleri hk.
Danıştay 3. Daire E. 2007/4682 K. 2009/3722 T. 18.11.2009 BEYAN EDİLEN MATRAHA DAVA AÇMA MÜKELLEFLERİN BEYAN ETTİKLERİ MATRAHLARA VE BU MATRAHLAR ÜZERİNDEN TARH EDİLEN VERGİLERE KARŞI DAVA AÇAMAYACAKLARI, ANCAK BEYANNAMELERİN İHTİRAZİ KAYITLA VERİLMESİ HALİNDE DAVA AÇABİLECEKLERİ HK. 213/md. 378 İstemin Özeti: Merkezi yurt dışındaki bir firmadan alınan kredi için ödenen faiz tutarı üzerinden 5520 sayılı Kanunun 30'uncu maddesi uyarınca tevkifat yapmak suretiyle 2006 yılı Aralık dönemi için verilen beyanname üzerinden yapılan tahakkuka karşı açılan davayı; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 98'inci maddesinde, 94'üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecbur olduklarının hükme bağlandığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 378'inci maddesinde ise mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacaklarının hükme bağlandığı, ancak uygulamada beyannamelerin ihtirazi kayıtla verilmesi halinde dava açılabileceğinin kabul edildiği, ihtirazi kayıt dilekçesinin ise beyanname vermeden önce veya sonra ve fakat en son, beyanname verme süresinin sonuna kadar verilebileceği, 22.1.2007 gününde verilen beyannamede gösterilen matrah üzerinden % 10 gelir (stopaj) vergisi hesaplayıp ödeyen davacının, beyanname verme süresi geçtikten sonra 26.1.2007 gününde verilen ihtirazi kayıt dilekçesiyle kendi beyanına karşı dava açmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddeden İzmir 2. Vergi Mahkemesinin 4.10.2007 gün ve E:2007/234, K:2007/974 sayılı kararının; ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere karşı dava açma süresinin son gününe ilişkin hukuki bir kuralın bulunmadığı, şirketlerince ödenen faiz tutarları üzerinden yapılması gereken tevkifat oranının yüzde sıfır olması gerektiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi'nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı'nın Düşüncesi: Merkezi yurt dışında olan firmadan kullandığı kredi karşılığında ödediği faize ilişkin olarak verdiği beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisinin terkini istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararı temyiz edilmiştir. Her ne kadar davacı şirketçe ihtirazi kayıt dilekçesi muhtasar beyanname ile birlikte verilmemiş ise de, Kurumlar Vergisi Kanununun 30. maddesiyle Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak 26.12.2006 gün ve 2006/11447 sayılı kararı ile merkezi yurt dışında olan firmalardan sağlanan kredi karşılığı yapılan faiz ödemelerinin sıfır oranda vergilendirilmesine karşın % 10 oranında vergiye tabi tutulmasının; vergi yasalarında açıkça...