İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinden adına tahakkuk ettirilen vergilerin dava konusu edilen kısmının hukuka uygunluğu incelenerek mahkemece iadesine karar verilmesi halinde faiz ödenmesinin mümkün olmadığı hakkında.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2006/182 E. , 2007/3 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2006/182 Karar No: 2007/3
Temyiz Eden: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ... Anonim Şirketi Vekili: ...
İstemin Özeti: Döviz bürosu işleten davacı şirketin ... Bankası nezdinde açılan hesapta bloke olarak tutulan ... EURO tutarındaki teminatın dönem sonunda değerlemeye tabi tutulmaması gerektiği ihtirazi kaydıyla verdiği 2002 yılına ilişkin beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi ve fon payının fazlaya ilişkin kısmının kaldırılarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ret ve iadesi istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; döviz cinsinden teminatın kur farkına ilişkin olarak ödenen vergilerin ret ve iadesine; faiz isteminin ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesinin 4 üncü fıkrasına göre ödeme tarihi esas alınarak yasal faize hükmedilmesinin mümkün bulunmadığı, ancak ödeme tarihini takip eden üç aylık sürenin sonundan başlamak üzere düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar yasal faiz ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermiştir. Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 3.2.2005 günlü ve E:2004/912, K:2005/295 sayılı kararıyla; temyiz isteminin kurumlar vergisi ve fon payına yönelik kısmını reddetmiş, mahkeme kararının yasal faiz ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasını ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesinin 4 üncü fıkrasındaki düzenlemeye ilişkin tasarının Plan ve Bütçe Komisyonu gerekçesinde düzenlemenin sadece haksız ve yersiz tahsil edilen vergileri değil, ilgililerin başvuruları üzerine yapılacak iadeleri de kapsadığı, böylece zaman kaybı ve enflasyonist baskıların önleneceği, bu hususun mahkeme kararları üzerine yapılacak iadelerle ilgili olmadığı, ayrıca üç aylık normal iade sürecinin, mükellefin eksik bilgi ve belgeleri tamamladığı tarihten; 213 sayılı Yasanın 120'nci maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin ise ret ve iadenin mükellefe bildirilmesi üzerine başlayacağı açıklamalarına yer verildiği, böylece düzenlemeyle Yasa koyucunun, vergi yargısına intikal ettirilmeden mükelleflerden haksız ve yersiz alınan veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile birlikte ret ve iade edilmesinin amaçladığı sonucuna varıldığı, vergi mahkemesi kararları üzerine idarelerce yapılacak eylem ve tesis edilecek işlemler ile kararların uygulanmaması halinde izlenecek yolların kurala bağlandığı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinden farklı bir konuyu düzenleyen, dolayısıyla mahkeme kararları üzerine idarelerce yapılacak vergi iadesi ve faiz uygulamalarıyla bir ilgisi de bulunmayan 213 sayılı Yasanın 112 nci maddesinin 4 üncü fıkrasına göre mükelleflere faiz ödenmesi, haksızlığı veya yersizliği ilgililerce belgelenmesi nedeniyle...