Vergi idaresinin bilgisi dışında yürüttüğü ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği faiz gelirini beyan dışı bıraktığı hususu borç para alan şahısların ifadeleri ile icra dairelerinden gelen bilgilerle sabit olduğundan, davacı mükellef adına re'sen yapılan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında yasal isabetsizlik bulunmadığı; vergi ziyaı cezası ile ilgili olarak ise, anayasa mahkemesinin 344'üncü madde ile ilgili iptal hükmüne göre yeniden karar verilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2005/2598 K. 2006/2369 T. 3.10.2006 İKRAZATÇILIK İSPAT RE'SEN VERGİ TARHI VERGİ ZİYAI CEZASI TEVKİFAT VERGİ İDARESİNİN BİLGİSİ DIŞINDA YÜRÜTTÜĞÜ İKRAZATÇILIK FAALİYETİNDEN ELDE ETTİĞİ FAİZ GELİRİNİ BEYAN DIŞI BIRAKTIĞI HUSUSU BORÇ PARA ALAN ŞAHISLARIN İFADELERİ İLE İCRA DAİRELERİNDEN GELEN BİLGİLERLE SABİT OLDUĞUNDAN, DAVACI MÜKELLEF ADINA RE'SEN YAPILAN VERGİ ZİYAI CEZALI GELİR VERGİSİ TARHİYATINDA YASAL İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI; VERGİ ZİYAI CEZASI İLE İLGİLİ OLARAK İSE, ANAYASA MAHKEMESİNİN 344'ÜNCÜ MADDE İLE İLGİLİ İPTAL HÜKMÜNE GÖRE YENİDEN KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 193/md. 94 213/md. 3 , 30 , 344 Temyiz Eden: .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Vergi idaresinin bilgisi dışında yürüttüğü ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği faiz gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı görüşüyle 2001 takvim yılı için davacı adına re'sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve fon payı ile Ekim-Aralık 2001 dönemi için aslı aranmayan geçici vergiye bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı; icra müdürlükleri nezdinde yapılan araştırmalar ile davacıdan borç alan şahısların ifadelerinden davacının uyuşmazlık döneminde birden fazla şahsa bir çok kez faiz karşılığı borç para verdiğinin düzenlenen vergi tekniği ve inceleme raporlarıyla tespit edildiği, davacının borç para verdiği kişilerden olan alacaklarının tahsili amacıyla aldığı çek ve senetleri icraya verildiği gibi borçlu ifadeleri ve icra dairelerinden gelen bilgilerin karşılaştırılmasından çek ve senetlerin faiz tutarını da içerek şekilde düzenlendiğinin anlaşıldığı nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 23.6.2005 gün ve E: 2005/108, K: 2005/331 sayılı kararının; icra takibi yapılan bazı şahıslardan tahsilat yapılamadığı, sadece borçlu ifadelerine dayalı tarhiyat yapılamayacağı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Vergi Mahkemesi kararının gelir vergisi ve fon payına ilişkin hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, ileri sürülen iddialar kararın sözü edilen hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. Kesilen vergi ziyaı c...