Davacı kurumun bir kısım gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığının, dolayısıyla vergi ziyaına sebebiyet verdiğinin saptanması karşısında adına ceza kesilmesi yasa gereği olup, kesilen cezaları mücbir sebep nedeniyle kaldıran vergi mahkemesi kararında hukuka uyarlık olmadığı hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2004/1800 K. 2005/525 T. 1.3.2005 MÜCBİR SEBEPLER VERGİ ZİYAI CEZASI DEFTER VE BELGELERİN MÜCBİR SEBEPLE ZAYİ EDİLMESİ DAVACI KURUMUN BİR KISIM GELİRİNİ KAYIT VE BEYAN DIŞI BIRAKTIĞININ, DOLAYISIYLA VERGİ ZİYAINA SEBEBİYET VERDİĞİNİN SAPTANMASI KARŞISINDA ADINA CEZA KESİLMESİ YASA GEREĞİ OLUP, KESİLEN CEZALARI MÜCBİR SEBEP NEDENİYLE KALDIRAN VERGİ MAHKEMESİ KARARINDA HUKUKA UYARLIK OLMADIĞI HAKKINDA. 213/md. 13 , 373 İstemin Özeti: 1997 takvim yılına ilişkin defter ve belgelerini yanması nedeniyle ibraz edemeyen davacı kurumun banka hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucu bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı görüşüyle re'sen salınan kurumlar vergisi, geçici vergi, fon payı ile kesilen kaçakçılık cezalarını; Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca inceleyerek, mahkemelerine ibraz edilen belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 16.8.2000 tarihli bilirkişi raporu ile kurum kazancının 25.733.229.397.-lira olarak hesaplandığı, 1997 yılına devreden 3.6121.739.914.-lira yatırım indirimi tutarının düşülmesi ile 22.121.489.483.-lira hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı sonucuna varıldığı, mahsup dönemi geçtiğinden geçici vergi aslının aranamayacağı, davacı şirkete defter ve belge isteme yazısı tebliğ edilmeden defter ve belgelerinin yandığının tespit edildiği, bu durumda şirketin defter ve belgelerini ibraz edememe hali 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 13'üncü maddesinin 2'nci bendi kapsamında mücbir sebep olarak değerlendirildiğinden, aynı Kanunun 373'üncü maddesine göre ceza kesilemeyeceği gerekçesiyle, matrah farkını azaltan, geçici vergi aslı ile kesilen kaçakçılık cezalarını kaldıran ?.Vergi Mahkemesinin 6.5.2004 gün ve E:2004/248, K:2004/446 sayılı kararının; davacı tarafından, yalnızca banka hesaplarından hareketle matrah farkı hesaplanmasının doğru sonuç vermeyeceği, ortada mücbir sebep varsa tarhiyatın da kaldırılması gerektiği, davalı idarece salınan vergi ve kesilen cezaların hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Vergi idaresi yükümlünün temyiz isteminin reddi gerektiğini savunmuş, yükümlü tarafından ise savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ?..Düşüncesi : Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı ?..Düşüncesi : Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle taraflar temyiz istemlerinin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davalı idarenin kurumlar...