Davacıya fatura düzenleyen mükellef nezdinde yapılan incelemeler sonucunda, sözkonusu şahsın gerçek bir mal hareketi olmadan yanıltıcı fatura düzenlediği anlaşıldığından bu faturalarda yer alan k.d.v. indirimlerinin reddi yoluyla yapılan tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2006/1329 K. 2006/2704 T. 31.10.2006 İSPAT RE'SEN VERGİ TARHI DAVACIYA FATURA DÜZENLEYEN MÜKELLEF NEZDİNDE YAPILAN İNCELEMELER SONUCUNDA, SÖZKONUSU ŞAHSIN GERÇEK BİR MAL HAREKETİ OLMADAN YANILTICI FATURA DÜZENLEDİĞİ ANLAŞILDIĞINDAN BU FATURALARDA YER ALAN K.D.V. İNDİRİMLERİNİN REDDİ YOLUYLA YAPILAN TARHİYATTA YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 213/md. 3 , 30 Temyiz Eden: .... Karşı Taraf: Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Demir ticareti ve nakliyecilik yapan davacının, alışlarının bir kısmını içeriği itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirmesi nedeniyle söz konusu faturalara ait katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle adına Eylül 2000 dönemi için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davayı; davacıya fatura düzenleyen .... nezdinde yapılan incelemeler sonucunda, sözkonusu şahsın gerçek bir mal hareketi olmadan yanıltıcı fatura düzenlediği sonucuna ulaşıldığından davacının ....'den aldığı ve kayıtlarına intikal ettirdiği faturalarda gösterilen katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle yapılan tarhiyatta yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 22.9.2005 gün ve E: 2005/62, K: 2005/421 sayılı kararının; ....'in alışlarının gerçek olduğu, ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Vergi mahkemesi kararının katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, ileri sürülen iddialar kararın sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. Kesilen vergi ziyaı cezasının dayanağı 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344'üncü maddesinin 2'nci fıkrası olup, sözü edilen hükmün 20.10.2005 gün ve 25972 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 6.1.2005 gün ve E: 2001/3, K: 2005/4 sayılı kararı ile "... bu ceza ziyaa uğratılan verginin bir katına, bu verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, bu Kanunun 112'nci maddesine göre ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle bulunur" ifadesi,...