Kooperatifin vergi borçlarından dolayı kanuni temsilciler hakkında takibat başlatılarak ihtiyati haciz uygulanabileceği hk.
Danıştay 3. Daire E. 2002/372 K. 2004/161 T. 27.1.2004 KOOPERATİF İHTİYATİ HACİZ KOOPERATİFİN VERGİ BORÇLARINDAN DOLAYI KANUNİ TEMSİLCİLER HAKKINDA TAKİBAT BAŞLATILARAK İHTİYATİ HACİZ UYGULANABİLECEĞİ HK. 6183/md. 13 Temyiz Eden: Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... istemin Özeti: Yönetim kurulu üyesi olduğu kooperatifin vergi borçlarından dolayı davacının aracı üzerine uygulanan ihtiyati haciz işlemini; olayda, yükümlü .... Kooperatifinin 3'üncü kişiler nezdinde doğan alacak ve haklarının vergi dairesine bildirilmesi istendiği halde yönetim kurulunca bu yönde bir bildirimde bulunulmaması üzerine kanuni temsilciler hakkında takibat başlatılarak alınan ihtiyati haciz kararı üzerine davacının özel otomobiline ihtiyati haciz uygulandığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.2.1999 günlü kararıyla yükümlü kooperatifin iflasına karar verildiği, iflas masasınca yapılan alacaklar toplantısında kooperatifin nakit parasının ve icra kanalıyla takip edilen alacaklarının bulunduğunun tespit edildiği, bu durumda, vergi borcunun öncelikle yükümlü kooperatiften aranılması gerekirken, kanuni temsilci olan davacının mal varlığına uygulanan ihtiyati haciz işleminde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 19.11.2001 gün ve E: 2001/214, K: 2001/393 sayılı kararının; kooperatifin mal varlığının vergi borçlarını karşılamayacağı iflas masasınca bildirildiğinden, davacı hakkında uygulanan ihtiyati haciz işleminde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Savunmada bulunulmamıştır. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: İhtiyati haciz işlemine karşı açılan davada, kesin haciz hükümlerine göre karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından temyize konu kararın bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesinde, tüzel kişilerin vergi mükellefi veya vergi sorumlusu olması halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyen kanuni temsilcilerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 13'üncü maddesinde, maddede sayılan hallerden birinin bulunması durumunda hiç bir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresince mahalli en büyük memurun kararıyla ihtiyati haci...