Defterlere kaydedilen belgelerin gerçek dışı olduğu yolunda bir tespit yapılmadan re'sen takdir yoluyla tarhiyat yapılamayacağı hk.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 1998/350 E. , 1999/313 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 1998/350 Karar No: 1999/313
Temyiz Eden: Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ...
İstemin Özeti : 2.4.1991 tarihinde vefat eden murislerinden intikal eden ticari varlığın düşük değerle beyan edildiği görüşüyle takdir komisyonunca belirlenen değer üzerinden mirasçılar adına veraset ve intikal vergisi salınmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararıyla; 7338 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde veraset ve intikal vergisi matrahının, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunacak değerleri olduğu, Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesinde de gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut değer olarak tespit edilemeyen bir malın değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz alacağı değerin emsal bedeli olduğunun belirtildiği, olayda, 213 sayılı Yasanın 267 nci maddesinde öngörülen sıralama dikkate alınarak ikinci sıra olan maliyet bedeli esasına göre işlem yapılması gerekirken bu hükümlere uyulmadığı, tespit edilen matrah farkında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle tarhiyatı, maliyet bedeli esasına göre bulunacak matrah üzerinden kusur cezalı olarak değiştirmiştir. Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi, 12.6.1996 günlü, E:1996/1451, K.1996/2212 sayılı kararıyla; 7338 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde veraset ve intikal vergisi matrahının, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunan değerleri olduğu, mükelleflerin ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere veraset ve intikal vergisi mevzuuna giren malları bu maddede öngörülen değerleme ölçütlerinden faydalanarak, belirtilmeyenler bakımından ise Vergi Usul Kanununun servetleri değerleme ile ilgili 3 üncü bölümündeki esaslara göre değerlemek ve beyannamelerinde göstermek zorunda olduklarının hükme bağlandığı, aynı maddenin (a) bendinde ise, ticari sermayenin, bilanço esasına göre defter tutanlarda, ölüm tarihine tekaddüm eden takvim yılı bilançosuna göre bulunacak özsermaye olduğunun belirtildiği, olayda, muristen intikal eden ticari sermaye ile ilgili olarak bilançoda yer alan ve ortaklar tarafından kendi varlıklarından şirkete dahil edilen kıymet niteliğindeki ortaklar cari hesabının özsermayeye ilave edilmediği, diğer taraftan intikal eden emtianın maliyet bedeli ile değerlendiği, oysa emsal bedeli ile değerlenerek beyana dahil edilmesi gerektiği görüşüyle tarhiyat yapıldığı, özsermayenin, işletme sahibinin işletmeye koyduğu sermaye ile faaliyetlerden elde ettiği karların çeşitli biçimlerde işletmede bırakılmasından meydana geldiği, özsermaye hesaplamasında, işletme sahibinin işletmeye doğrudan getirdiği paralar ile işletme adına yaptığı ödemelerle ilgili olan ortak...