Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Antalya ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile borçlu aleyhine 18.387,22 TL bedelli icra takibinin açıldığını ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek; itirazın iptali talebinde bulunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirketin, ... tarihinde ... dan itibaren iflasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayısı üzerinden devam edilmesine karar verildiğini, lakin, gelinen aşamada davacı tarafından iflas masasına başvurulup alacak kayıt talebinde bulunulmadığını, davacı tarafın gerçekleştirdiğini iddia ettiği ticari hizmet satımına ilişkin yazılı sözleşme ibraz etmemiş olup fatura konusu hizmetin verilip-...
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/690 KARAR NO : 2022/317 DAVA : Kayıt Kabul DAVA TARİHİ : 27/11/2017 KARAR TARİHİ : 20/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Antalya ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile borçlu aleyhine 18.387,22 TL bedelli icra takibinin açıldığını ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek; itirazın iptali talebinde bulunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirketin, ... tarihinde ... dan itibaren iflasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayısı üzerinden devam edilmesine karar verildiğini, lakin, gelinen aşamada davacı tarafından iflas masasına başvurulup alacak kayıt talebinde bulunulmadığını, davacı tarafın gerçekleştirdiğini iddia ettiği ticari hizmet satımına ilişkin yazılı sözleşme ibraz etmemiş olup fatura konusu hizmetin verilip- verilmediği hususu belirsizdir olduğunu, masa menfaati uyarınca davacını hizmet iddiasını reddettiklerini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce iflas kararı ve icra müdürlüğü dosyası dosya arasına alınmıştır ve iflas dairesi ile yazışmalar yapılmıştır. Şirket vekilinin vekalet görevi iflas ile sona erdiğinden iflas dairesi ile yazışma yapılmış iflas idare memurlarının ismi alınarak, aşamalarda taraf teşkili sağlanmıştır. Dava, kayıt kabul davasına dönüşmüştür. İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğü'ne (İflas Dairesine) aittir. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir. (md. 194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1) Müflisin davacı olduğu davala...