Davacı şirketin koordinatörlüğünde oluşturulan bayilik sistemiyle, aralarında davacı şirketin de bulunduğu teşebbüslerin 4054 sayılı kanun'un 4. maddesini ihlal ettikleri açık olduğundan, davacı şirkete, 2003 yılı gayri safi geliri üzerinden %2 ( yüzde iki ) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu rekabet kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 13. Daire E. 2007/9916 K. 2010/4599 T. 2.6.2010 İHALEDE GERÇEKLEŞTİRİLEN REKABETE AYKIRI EYLEMLER BAYİLİK SİSTEMİ OLUŞTURULMASI İDARİ PARA CEZASI DAVACI ŞİRKETİN KOORDİNATÖRLÜĞÜNDE OLUŞTURULAN BAYİLİK SİSTEMİYLE, ARALARINDA DAVACI ŞİRKETİN DE BULUNDUĞU TEŞEBBÜSLERİN 4054 SAYILI KANUN'UN 4. MADDESİNİ İHLAL ETTİKLERİ AÇIK OLDUĞUNDAN, DAVACI ŞİRKETE, 2003 YILI GAYRİ SAFİ GELİRİ ÜZERİNDEN %2 ( YÜZDE İKİ ) ORANINDA İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE İLİŞKİN DAVA KONUSU REKABET KURULU KARARINDA HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 4054/md. 4 , 16 İstemin Özeti: Davacı şirketin koordinatörlüğünde oluşturulan bayilik sistemi ve söz konusu sistem sonrası kamu alımlarında ( ihalelerde ) gerçekleştirilmiş olan rekabete aykırı eylemler suretiyle, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin ihlal edildiği belirtilerek, aynı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu'nun 24.04.2007 tarih ve 07-34/349-129 sayılı kararının davacı şirkete yönelik kısımları ile davacı şirkete verilen para cezasının tahsili için tesis edilen 22.06.2007 tarih ve 2165 sayılı işlemin; önceki kararın yargı yerince iptal edilmesi nedeniyle, soruşturma sürecinin yeniden başlatılarak karar verilmesi gerektiği, bayilik sistemi için 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında verilen bireysel muafiyetin dikkate alınmadığı, pazarın rekabetçi bir pazar yapısına sahip olduğu, bayilik sistemiyle rekabetin kısıtlanmadığı, ihalelerde, ihaleyi yapan kamu kurumunun daha güçlü olduğu, Kurul kararında belirtilen, ihaleye fesat karıştırma suçlamasına yönelik olarak takipsizlik kararı verildiği, ceza takdirinde hataya düşüldüğü, şirketin tüm gayri safi geliri üzerinden para cezası uygulanmasının hatalı olduğu, şirketin cezaya özgü işkolundan elde edilen ciro esas alınarak para cezası verilmesi gerektiği, ceza oranının fahiş olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Danıştay?ın usul yönünden verdiği iptal kararından sonra yeniden soruşturma açılmasının gerekli olmadığı, davacı şirketin belirttiği muafiyet kararının, yapılan başvuru üzerine, 4054 sayılı Kanun'da belirtilen şartların oluşması nedeniyle ileriye yönelik olarak verildiği, dava konusu kararın ise, teşebbüslerin daha önce Kanun'un 4. maddesini ihlal etmeleri nedeniyle alındığı, ceza yargılamasında verilen takipsizlik kararının, rekabet hukuku kapsamında alınan dava konusu kararla bir ilgisinin bulunmadığı, gerek ülkemizde gerekse AB ülkelerinde uygulanan rekabet mevzuatında, para cezasının takdirinde tüm cironun esas alındığı, Danıştay'ın emsal kararlarında da, idari para cezasının, elde edilen tüm gayri safi gelir üzerinden uygulanması gerektiği yönünde olduğu, nitekim davacı şirketin sahip olduğu ekonomik güçle, piyasada önemli bir etkiye sahip bulunduğu, bu etkinin temelinde de, marka gücü yattığı, dolayısıyla cezanın tüm gayri safi gelir üzerinden uygulanmasının hukuka uygun bulunduğu, mevzuat hükümlerine göre teşebbüslere gayri safi g...