Ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülen iddiaların reddedilemeyeceği hk.
Danıştay 11. Daire E. 1999/1680 K. 2000/3210 T. 12.9.2000 ÖDEME EMRİNE İTİRAZ ÖDEME EMRİNE KARŞI AÇILAN DAVALARDA İLERİ SÜRÜLEN İDDİALARIN REDDEDİLEMEYECEĞİ HK. 6183/md. 55 , 58 Temyiz İsteminde Bulunan: ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : 1987 yılının Şubat - Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannamelerini vermeyen yükümlü adi ortaklık adına re'sen takdir yoluyla salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergisi ile hesaplanan gecikme faizlerinin tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmiştir. ... Vergi Mahkemesi 9.12.1998 gün ve E: 1998/338, K: 1998/1232 sayılı kararıyla; tarh safhasında ileri sürülebilecek iddiaların tahsilat aşamasında incelenemeyeceği, bu itibarla yükümlü adi ortaklık tarafından ilgili dönemlerde katma değer vergisine tabi konut teslimleri olmadığı, takdir komisyonunca herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan takdir edilen matrahların dayanaktan yoksun olduğu yolundaki iddiaların incelenmesine 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi hükmü karşısında olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Yükümlü adi ortaklık tarafından, ilgili dönemlerde katma değer vergisine tabi konut teslimlerinin bulunmadığı, defter ve belgelerinin incelenmesi halinde bu durumun anlaşılacağı, takdir komisyonunca belirlenen matrahların dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmiştir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'nin Düşüncesi: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesi uyarınca; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay esas olup, ikmalen veya re'sen vergi salınabilmesi için, vergiye tabi faaliyetin vergileme dışı bırakılmış olması gereklidir. Olayda, yükümlü adi ortaklığın ilgili dönemlerde katma değer vergisine tabi konut teslimi bulunduğuna dair yapılmış bir tespitin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, yükümlü adi ortaklık iddialarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri ya da mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı öngörülmüş, aynı Kanunun 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ edilen kişinin böyle ...