Yargı kararı uygulanmadığı için liman işletmeciliği yapabilen davacının işlettiği limanı da kapsayan düzenleyici işlemin iptali istemiyle açılan davanın, meşru menfaat koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle ehliyet yönünden reddi gerekir.
10. Daire 2002/1407 E. , 2002/4320 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2002/1407 Karar No : 2002/4320 Davacı : ... Vekili : … Davalı : Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı - ANKARA İstemin Özeti : 23.1.2002 tarih ve 24649 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Kamu İktisadi Teşebbüslerince İşletilen Limanların Deniz Sınırlarının ve Koordinatlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğin 4,5,6,7 ve 8. maddelerinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir. D.Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Davacı şirketin … Liman işletmeciliğini yapmasına olanak veren işlemlerin yargı kararı ile iptal edildiği halde Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kararların gerekleri yerine getirilerek işlem veya eylem yapmaması nedeniyle … Limanı işletmeciliğini halen sürdürülebildiği dikkate alındığında, sözü edilen sıfatına dayalı olarak açtığı bu davadan elde etmek istediği menfaatin hukuken korunması gereken meşru bir nitelik taşımadağı açıktır. Açıklanan nedenler ile davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/6. maddesi uyarınca gereği düşünüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde belirtildiği üzere idari işlemler hakkında iptal davasını, işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler açabilir. Bir idari işlemin idari yargı kararı ile iptal edilmesinin sonucu işlemin, tesis edildiği tarihten itibaren kesin olarak hukuk aleminden kalkması olup, iptal edilen işleme dayalı olarak tesis edilen işlemler de dayanaksız kalırlar. İptal kararı üzerine idarenin kimi zaman her hangi bir işlem yapmasına gerek olmaz ise de iptal edilen işlemin niteliğine göre, idarece işlem veya eylem yapılması zorunlu olduğu haller de ortaya çıkabilir. Bu durumda idare, 2577 sayılı Yasanın 28. maddesinde kurala bağlandığı gibi, Danıştay veya idari mahkeme kararının gereklerine göre, gecikmeden işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olup, bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren azami 30 gündür. İptal kararının idarece uygulanmaması hali; idare, kararın gereğini yerine getirmeyen kamu görevlisi, lehine hüküm verilen ve işlemin iptali nedeniyle menfaati ihlal eden kişiler açısından farklı sonuçlar doğurur. Bir işlem aynı zamanda bazı kişilerin lehine, bazı kişilerin ise aleyhine hukuki sonuçlar doğurabilir. Menfaati işlemin varlığına bağlı olanlar açısından işlemin yargı kararı ile iptal edilmesinden çıkan sonuç, söz konusu işlemden sağladığı menfaatin hukuken korunabilir, bir başka deyişle "meşru" nitelikte olmadığıdır. Yukarıda da belirtildiği üzere iptal davasını, işlem nedeniyle menfaatl ihlal edilenler açabilecek ise de söz konusu menfaatin; kişisel aktüel ve meşru olması gerekir. Meşru menfaatin varlığından söz edebilmek , hukuken ileri sürülebilir olmasına bağlıdır. Dava dosyası ve ara kararları cevabı olarak gönderilen belgelerin incelenmesinden; Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.'ne ait ola...