Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan kambiyo takibine dayanak teşkil eden bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu durumun çıplak gözle bile fark edilebileceğini, kaldı ki taraflar arasında bono düzenlenmesini gerektirir herhangi bir ticari münasebep bulunmadığını belirterek İİK'nın 72. maddesi uyarınca borçlu olmadıklarının tespitini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, imza itirazının kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin kiracısı ... ile davacının aynı evde yaşadığını, kira borcuna karşılık olmak üzere işbu bonoların alındığını, müvekkilinin gözü önünde bizzat ... ile beraber bononun imzalandığını belirterek davanın reddi ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. İNCELEME VE...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1037 Esas KARAR NO : 2019/518 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senedine Dayalı) DAVA TARİHİ : 31/10/2016 KARAR TARİHİ : 22/05/2019
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan kambiyo takibine dayanak teşkil eden bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu durumun çıplak gözle bile fark edilebileceğini, kaldı ki taraflar arasında bono düzenlenmesini gerektirir herhangi bir ticari münasebep bulunmadığını belirterek İİK'nın 72. maddesi uyarınca borçlu olmadıklarının tespitini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, imza itirazının kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin kiracısı ... ile davacının aynı evde yaşadığını, kira borcuna karşılık olmak üzere işbu bonoların alındığını, müvekkilinin gözü önünde bizzat ... ile beraber bononun imzalandığını belirterek davanın reddi ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, kambiyo senedindeki imzanın sahteliğinden bahisle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde davalının iddia ettiği kiracılık ilişkisini kesin bir dille reddetmiştir. Davacı ...'in takip konusu bononun keşide tarihi 29/01/2016 gününden öncesine ilişkin resmi kurumlar nezdinde samimi olarak atılmış, davacının elinden sadır olmuş ıslak imza örneklerinin celbi yoluna gidilmiştir. Öte yandan davacının mahkememiz huzurunda ön inceleme celsesinde tatbike elverişli imza örnekleri de alınmıştır. Tüm bu evrak ve deliller toplandıktan sonra bono aslı ile birlikte dosya kül halinde ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiştir. ATK tarafından düzenlenen mütalaada; gerek alınan ıslak imza örnekleri, gerekse de kurumlardan celp edilen örneklerin mukayesi neticesinde söz konusu bonodaki keşideci imzasının davacı ...'in eli ürünü olup olmadığının net olarak tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu durumda imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı muallakta kalmaktadır. Bu noktadan sonra ispat külfetleri devreye girecektir. Yerleşmiş Yargıtay içtihatları uyarınca kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü lehtar konumunda olan davalıya aittir. (Yargıtay19. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2017 günlü 2016/11412 Esas-2017/1989 Karar sayılı; 03/10/2018 günlü 2016/19504 Esas, 2018/4771 Karar sayılı içtihatları) Somut olayda ise, alınan rapor uyarınca imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı ispatlanamadığından menfi tespit istemi haklı görülmüştür. Davalı vekili itirazında senedin davacı önünde atıldığına dair tanık listesi sunmak ve tanık dinletmek istemişse de, bu hususun tanıkla ispatı mümkün değildir. Ayrıca, itirazen başka bir yerden 2. bir rapor alınmasını da talep etmemiştir. Bu nedenle mevcut rapora göre davanın kabulü gerekir. Davalının sahte olduğunu bile bile kötü niyetli olarak senedi icraya koyduğu ...