Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oyuncak sektöründe faaliyet gösteren işletmenin sahibi olduğunu, davacının suda büyüyen tatu marka oyuncakların üretimi ve dağıtımı işiyle iştigal etmekte iken ekonomik sıkıntılar nedeniyle davalının bu ürünlerin imal, ithal, satış ve dağıtım işiyle ilgili kâr dağılımı temelli ortaklık teklifinde bulunduğunu, karşılıklı görüşmeler sonucunda 18/02/2014 tarihli sözleşme imzalandığını, bu kapsamda 3 konteynır ürün ithal edildiğini, ancak ürün geldikten sonra ilişkinin fiilen davalı tarafça engellendiğini, ürünler gelmesine rağmen ve satış yapılmasına rağmen kâr dağıtımı yapılmadığını, davalı şirkete 22/05/2015 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafından gönderilen 04/06/2015 tarihli ihtarname ile davacının isteğinin kabul edilmediğini,...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/8 KARAR NO : 2019/712
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ :18/06/2015 KARAR TARİHİ : 21/06/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oyuncak sektöründe faaliyet gösteren işletmenin sahibi olduğunu, davacının suda büyüyen tatu marka oyuncakların üretimi ve dağıtımı işiyle iştigal etmekte iken ekonomik sıkıntılar nedeniyle davalının bu ürünlerin imal, ithal, satış ve dağıtım işiyle ilgili kâr dağılımı temelli ortaklık teklifinde bulunduğunu, karşılıklı görüşmeler sonucunda 18/02/2014 tarihli sözleşme imzalandığını, bu kapsamda 3 konteynır ürün ithal edildiğini, ancak ürün geldikten sonra ilişkinin fiilen davalı tarafça engellendiğini, ürünler gelmesine rağmen ve satış yapılmasına rağmen kâr dağıtımı yapılmadığını, davalı şirkete 22/05/2015 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafından gönderilen 04/06/2015 tarihli ihtarname ile davacının isteğinin kabul edilmediğini, ürünlerin piyasaya arz edilerek satışının yapılması nedeniyle davalının kâr payı vermek zorunda olduğunu, sözleşme gereğince verilmesi gerekli kâr payı oranının %40 olduğunu, bu nedenle davacının 285.241,97 TL kâr payı alacağı oluştuğunu belirterek 250.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflarca imzalanmış olan 18/02/2014 tarihli sözleşmede 17/04/2014 tarihinde mail yoluyla düzeltmeler yapıldığını, davacının kâr payının %20 olarak düzeltildiğini, sözleşmede olmamasına rağmen müvekkilinin araç kirası ve yakıt giderlerini karşıladığını, yine davacının SGK girişi yapılarak ödemeler yapıldığını, davacının işyerini terk etmesi nedeniyle 20/03/2015 tarihinde çıkış işleminin yapıldığını, davacının sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yaptığı tahsilatları kendi adına aldığını, müvekkiline ait piyasadaki ürünlerinin satışına engel olarak müvekkilini zor durumda bıraktığını, ayrıca müvekkilinin davacıya 61.330,00 TL nakit ödeme yaptığını ve 25.000,00 TL kredi sağladığını, bu şekilde davacıya toplamda 86.330,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, ithal edilen ürünlerin sadece dörtte birinin satılmış olduğunu, satış bedelinin KDV hariç 262.719,56 TL olduğunu, bu nedenle davacının alacak talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ....... Hukuk Dairesi'nin 02/11/2015 tarihli ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. Taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra dosya ve davalının ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 31/05/2016 tarihli raporda; ithal yoluyla v...