Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı aleyhine müvekkilleri tarafından bugüne kadar ödenmeyen 2009 yılı ve davamı yıllara ait faturalar ve borçlu şirketin yapılan işlerin hak edişinden yapılan teminat kesintilerine rağmen iş sonu ödenmeyen teminatın ve hak edişin tahsili amacı ile Anadolu... İcra Müdürlüğünce ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bunun üzerine ilgili icra dosyası taraflarınca yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafça yeniden yapılan bir itirazla takibin durdurulduğunu,...
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/425 Esas KARAR NO : 2018/744 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/04/2016 KARAR : KISMEN KABUL- KISMEN RED Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı aleyhine müvekkilleri tarafından bugüne kadar ödenmeyen 2009 yılı ve davamı yıllara ait faturalar ve borçlu şirketin yapılan işlerin hak edişinden yapılan teminat kesintilerine rağmen iş sonu ödenmeyen teminatın ve hak edişin tahsili amacı ile Anadolu... İcra Müdürlüğünce ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bunun üzerine ilgili icra dosyası taraflarınca yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafça yeniden yapılan bir itirazla takibin durdurulduğunu, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, müvekkilleri şirketin söz konusu alacağını doğuran hizmeti borçlu firmaya karşı eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı borçlunun şirket hak edişleri ve müvekkillerinin firmaya ait borçlu tarafça da kabul gören teminatı ödemediğini ve müvekkilleri şirketin borçlu şirkete çeşitli zamanlarda müracaatta bulunduğunu ancak sonuç alamadığını, davalı borçlu şirketin borcu olmadığını iddia etse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davalı borçlunun şirket kayıtlarında müvekkilleri firmanın 48.154,08 TL bir hakedişinin bulunduğunu kabul ettiğini, ancak taraf ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağı üzere asıl alacak miktarının 114.522,95 TL olduğunu, bu durumun gerek müvekkilleri şirketin gerek davalı şirketin kayıtları ticari defterleri incelendiğinde ortaya çıkacağını, davalının borca itiraz ederek borç ödemekten kaçınmaya çalışmakta olduğunu, davalı borçlu firmanın faize de itiraz ettiğini, bu itirazında taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, 2009 yılından devreden alacak için değişen oranlarda avans faizi uygulandığını, bu hususta yapılan bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davalı tarafın itiraz dilekçesinde işlerin kusurlu yapıldığı bu nedenle müvekkillerin alacağının ödenmediğini belirttiğini, bir an için yapılan işlerde ufak eksikliklerin olduğu varsayılsa bile buna karşılık tüm alacağın ödenmemesi ve bunun ödemezlik define dayandırılmasının iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturmakta olduğunu, borçlu tarafın müvekkilleri firmanın hak ediş ve alacağını ödemekten kaçınmakta olduğunu, borçlu tarafın karşı defisini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, kaldı ki zaman aşımına uğramış bir iddia olduğunu, davalı tarafın bahsettiği gibi yapılan site baştan aşağı hatalı ve kusurlu olsa idi bu zamana kadar niçin bununla ilgili bir tespit yaptırılmamış ve hukuki yollara başvurulmadığını, bunun bile davalı tara...