DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) DAVA TARİHİ : 13/11/2017 KARAR TARİHİ : 08/02/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yana ait ----- tescil numaralı " ----- tescil numaralı " ----- " markalarının müvekkili grup şirketlerine ait, seri marka niteliğindeki markalar ile iltibas yaratmakta olup, bu durumun hukuk düzeninin korumayacağı biçimde müvekkilinin tanınmışlığından haksız menfaat elde edilmesine sebebiyet verdiğini, 556 sayılı KHK nın 43.maddesinde belirlendiği üzere müvekkili şirketin menfaati zarar gören sıfatına haiz olduğunu, kaldı ki davalı yana ait tescilli markaların haklı bir nedene dayanmaksızın beş (5) yılı aşkın süredir kullanılmadığını, davalı yanın davaya konu markaları kullanmayarak,...
T.C. İstanbul Anadolu FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/334 KARAR NO : 2018/35
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) DAVA TARİHİ : 13/11/2017 KARAR TARİHİ : 08/02/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yana ait ----- tescil numaralı " ----- tescil numaralı " ----- " markalarının müvekkili grup şirketlerine ait, seri marka niteliğindeki markalar ile iltibas yaratmakta olup, bu durumun hukuk düzeninin korumayacağı biçimde müvekkilinin tanınmışlığından haksız menfaat elde edilmesine sebebiyet verdiğini, 556 sayılı KHK nın 43.maddesinde belirlendiği üzere müvekkili şirketin menfaati zarar gören sıfatına haiz olduğunu, kaldı ki davalı yana ait tescilli markaların haklı bir nedene dayanmaksızın beş (5) yılı aşkın süredir kullanılmadığını, davalı yanın davaya konu markaları kullanmayarak, ilgili sınıfları haksız olarak iştigal ettiğinin ortada olduğunu, bu hallerden izahatle; işbu davayı açma ve davaya konu markaların hükümsüzlüğünü talep etme ihtiyacı hasıl olduğunu, müvekkili grup şirketlerinin tescile konu markalarının müvekkili şirket ile bir bütün oluşturduğunu, bu yönüyle müvekkili grup şirketlerine ait markaların tanınmış ve seri markalardan olduğunu, müvekkili şirketin pek çok sektörde faaliyet gösteren Türkiye'nin önde gelen bir şirketi olduğu nazara alındığında, müvekkiline ait markalar ile davaya konu " ----- " orta seviyede tüketici nezdinde iltibas teşkil ettiğinin açık olduğunu belirterek, davanın kabulüne, ----- ve ----- tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava konusu uyuşmazlık; davalı adına tescilli ----- numaralı " ----- l" ve 2 ----- numaralı " ----- l" markalarının davacıya ait seri markalarla iltibas yaratıp yaratmadığı, tescil tarihinden bu yana etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığı, bu nedenlerle hükümsüzlüklerine veya iptaline karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Yargılamanın devamı sırasında Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli, 2016/148 Esas- 2016/189 Karar sayılı ilamı ile; davanın hukuken dayanağı olan 556 sayılı KHK'nın 14.md.sinin, Anayasa'nın 35.maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu", ikinci fıkrasında düzenlenen " bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği", üçüncü fıkrasında "mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağına" ilişkin düzenleme ile Anayasa'nın 91.maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "...sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler hanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceğine" ilişkin düzenleme nedeniyle, mülkiyet hakkının da KHK ile düzenlenmesi mümk...