Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1997 yılında kurulduğunu, enerji piyasasındaki yeni düzenlemelerden sonra 2011 yılında faaliyete başladığını, müvekkilinin ...... markasını ilk kez 2000 yılında tescil ettirdiğini, markayı o zamandan bu yana fiilen kullandığını ve markanın tanınmış marka olduğunu, tescil tarihinden önce de markanın kullanıldığını ve ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, davalı adına tescilli ......+şekil ve....bareli markaların müvekkilinin tescilli ....markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tek harf farklılığı ile davalı tarafından ayırt edicilik sağlanamadığını, müvekkilinin .....markasının öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın marka başvurularının aynı zamanda kötüniyetli...
T.C. İstanbul Anadolu FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/371 KARAR NO : 2018/278 DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/05/2016 KARAR TARİHİ : 17/07/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1997 yılında kurulduğunu, enerji piyasasındaki yeni düzenlemelerden sonra 2011 yılında faaliyete başladığını, müvekkilinin ...... markasını ilk kez 2000 yılında tescil ettirdiğini, markayı o zamandan bu yana fiilen kullandığını ve markanın tanınmış marka olduğunu, tescil tarihinden önce de markanın kullanıldığını ve ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, davalı adına tescilli ......+şekil ve....bareli markaların müvekkilinin tescilli ....markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tek harf farklılığı ile davalı tarafından ayırt edicilik sağlanamadığını, müvekkilinin .....markasının öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın marka başvurularının aynı zamanda kötüniyetli olarak yapıldığını, davalının ..... nolu .....+şekil markasının tescilli olduğu 35 ve 39 uncu sınıflar yönünden 556 sayılı KHK kapsamında kullanılmadığını, davalı tarafın tekelleşmek amacıyla iş bu markayı elinde tuttuğunu, açıklanan nedenlerle, davalı adına tescilli markalarının davacı markası ile karışıklığa sebep olacak derecede benzer olup olmadığı, kötüniyetli .... nolu... ..... ŞEKİL markasının 556 sayılı KHK 14 uyarınca kullanmama nedeniyle iptaline, müvekkilinin tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olması sebebiyle 556 sayılı KHK 8 kapsamında benzerlik sebebiyle hükümsüz kılınmasını ayrıca yine davalı adına tescilli ..... nolu ..... markasının müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olması ve kötüniyet sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra iş bu davayı açtığını, 2009/23923 nolu markanın 14.04.2010 tarihinde tescil edildiğini, 2012/79683 nolu markanın ise 07.10.2013 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin yıllardır ....markasını kullanmasına sessiz kalan davacının dava açmasının sessiz kalma yoluyla hak kaybı olarak değerlendirileceğini ve MK md 2'ye aykırı olduğunu, davacı şirketin 2012 yılında ...... Elektrik Dağıtım A.Ş.'den yasal bölünme nedeni ile ayrılarak kurulduğunu, Türkiye genelinde 21 adet Elektrik dağıtım şirketi olduğunu ve bunların her birinin birbirinden haberdar olduğunu, bu nedenle davacı tarafın müvekkilinden haberdar olmasına rağmen bu kadar yıl bekledikten sonra iş bu davayı açmasının iyiniyetli bir yaklaşım olamayacağını, bu nedenle öncelikle 2009/23923 nolu markaya karşı açılan hükümsüzlük davasının 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, her iki şirket tamamen farklı bölgelerde faaliyet gösterdiği için markaların halk tarafından karıştırılması...