Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü yetki itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu iddianın hukuken ve tarafça kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin ticari faaliyeti çerçevesinde davalı ile ticari alım satımda bulunmuş olup, işbu alışveriş nedeniyle borçluya satarak teslim ettiği mallara ilişkin tanzim edilen faturadan ve cari hesaptan kaynaklı alacağının olduğunu, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile sübuta ereceğini, taraflarınca daha evvel aynı ipotek belgesine dayanarak başlatılan takip dosyasının davalının itirazı olmaksızın kesinleştiğini, süresinde satış avansı yatırılmaması nedeniyle düşmüş olup yeniden icra takibi başlatılması gerekliliğinin hasıl...
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/990 Esas KARAR NO : 2021/129 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 03/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü yetki itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu iddianın hukuken ve tarafça kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin ticari faaliyeti çerçevesinde davalı ile ticari alım satımda bulunmuş olup, işbu alışveriş nedeniyle borçluya satarak teslim ettiği mallara ilişkin tanzim edilen faturadan ve cari hesaptan kaynaklı alacağının olduğunu, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile sübuta ereceğini, taraflarınca daha evvel aynı ipotek belgesine dayanarak başlatılan takip dosyasının davalının itirazı olmaksızın kesinleştiğini, süresinde satış avansı yatırılmaması nedeniyle düşmüş olup yeniden icra takibi başlatılması gerekliliğinin hasıl olduğunu, nitekim davaya konu icra dosyasında önceki dosya bilgilerine yer verilerek 'tahsilde tekerrür olmamak üzere' şerhinin işlendiğini, borçlu hakkında icra dosyalarının mevcut olduğunu ve davalı tarafından itiraz edilmeksizin kesinleşen işbu dosyaların müvekkilin alacaklı olduğunun bir başka göstergesi olduğunu, tarafların imzaladığı resmi senet metninde de borçludan kambiyo senedi alınmasının takibe engel teşkil etmeyeceğinin kararlaştırıldığını, borca itiraz dilekçesinin bu bakımdan da haksız ve kötü niyetli olduğunu söyleyerek, davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine itirazının iptaline, ipotek miktarı likit ve muayyen olduğundan davalının alacak/ipotek miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul icra ve iflas müdürlüklerinin işbu takip yönünden yetkisiz olup, müvekkilinin ikametgah adresinin bulunduğu İzmir icra ve iflas müdürlüğünün ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, ipotek tarihi olan 14.03.2012 tarihinden önce taraflar arasında alışveriş olmuş ise de ipotek tarihinden önce işbu alışverişin sona erdiğini, davacı tarafın dilekçesinde belirtilen dosyalardan müvekkil hakkında icra takibine başlandığını bildirdiklerini ancak işbu dosyalardan müvekkil veya müvekkil yerine ne kadarlık bir ödeme yapıldığı, borç tutarının ne kadar olduğu, dosyaların işlem görmekte olup olmadığının bildirilmediğini,müvekkiline gönderilen ihtarnamenin usulsüz olup hüküm ifade etmediğini, bunun yanında rehnedildiği ileri sürülen taşınmazın bilgilerinin ödeme emrinde eksik olduğunu yasal olarak bulunması gereken hangi blok ve hangi daire vs. bilgilerin yer almadığını, davacı tarafın ipoteğin konusunun cari hesap vs. alacaklar olduğunu belirttiğini, oysa ipoteğin konusu ipotek tarihinde do...