DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/10/2020 KARAR TARİHİ:25/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı firmaya 2020 yılı içerisinde sattığı mallar için çeşitli tarihlerde faturalar düzenlediğini, buna mukabil davalı firma da aynı cari hesap ilişkisi çerçevesinde çeşitli tarihlerde bir kısmı çekle, bir kısım banka havalesi ile ödemeler gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi çerçevesinde 01.01.2020-31.12.2020 dönem sonu itibariyle müvekkili davacı firmanın davalı firmadan 16.811,2 TL alacağının olduğunun saptandığını, davalı firmadan alacağını talep etmiş ise de davalı tarafça ödenmediği için icra takibi...
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/529 Esas KARAR NO :2021/386
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/10/2020 KARAR TARİHİ:25/05/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı firmaya 2020 yılı içerisinde sattığı mallar için çeşitli tarihlerde faturalar düzenlediğini, buna mukabil davalı firma da aynı cari hesap ilişkisi çerçevesinde çeşitli tarihlerde bir kısmı çekle, bir kısım banka havalesi ile ödemeler gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi çerçevesinde 01.01.2020-31.12.2020 dönem sonu itibariyle müvekkili davacı firmanın davalı firmadan 16.811,2 TL alacağının olduğunun saptandığını, davalı firmadan alacağını talep etmiş ise de davalı tarafça ödenmediği için icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, davalı şirketin haksız yersiz ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, takibin devamı için açılması gereken itirazın iptali davası öncesi dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak olumlu sonuç alınamadığını, davalı şirketin müvekkili firmaya cari hesap ilişkisi çerçevesinde borçlu olduğunun deliller ile ortada olduğunu belirterek, davalı borçlunun haksız itirazı sebebiyle itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının, grup şirketlerin eski satın alma müdürü ile iş birliği içerisinde müvekkili şirketi zarara sokan eylemlerde bulunduğunu, bu sebeple davacının kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğini, davacı tarafından düzenlenen fatura faturadaki bedellerin Pazar piyasasının ve hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde yüksek olduğu ve müvekkili şirketin davacı ile ticari ilişkisi kapsamında bakiye borcunun faturada belirtilen tutarlarda olmadığının kabulü gerektiğini, davacıdan satın alman ürünlerin birim fiyatların diğer firmaların vermiş olduğu fiyatların %150 ve hatta %24 0,74 fazlası üzerinden faturalandırdığını, piyasa farkı araştırması baz alındığı takdirde müvekkili şirkete tedarik edilen ürünler için müvekkili şirketten talep edilmesi gereken tutarın 3.530,92 TL olduğunu, fakat görüleceği üzere davacı tarafından bu bedelin yaklaşık olarak beş katı oranında ürün bedeli talep edildiğini, alacağın likit olmadığını, likit olmayan alacaklar içinde icra inkar tazminatı talebinin mümkün olmadığını, neticeten, davacı tarafından yansıtılan ürün birim fiyatlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve gerçeği yansıtmadığının kabulü ile davacı ile diğer meyve-sebze tedarik firmalarının ilgili döneme ait fiyatlarının kıyaslanması gerektiğini, aksi halde müvekkili şirketin davac...