Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdr. ... E. sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatılıdğını ve söz konusu ilamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı tarafından yapılan söz konisi itirazın haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanmış 26/11/2018 tarihli protokol gereği müvekkili şirket tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin bedelleri fatura edilerek davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafından, müvekkili şirkete 07/12/2018 tarihli fatura ile herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin davalı taraftan icra takibine konu ettikleri faturadan kaynaklı olarak 16.131,51-TL asıl alacağı (faiz hariç) tespit edildiğini, bu nedenle...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/204 Esas KARAR NO : 2020/767
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/03/2020 KARAR TARİHİ : 24/11/2020 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdr. ... E. sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatılıdğını ve söz konusu ilamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı tarafından yapılan söz konisi itirazın haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanmış 26/11/2018 tarihli protokol gereği müvekkili şirket tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin bedelleri fatura edilerek davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafından, müvekkili şirkete 07/12/2018 tarihli fatura ile herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin davalı taraftan icra takibine konu ettikleri faturadan kaynaklı olarak 16.131,51-TL asıl alacağı (faiz hariç) tespit edildiğini, bu nedenle davalı takibe, borca, işlemiş ve işleyecek faizlere ve takibin tüm ferilerine yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı ile işbu davaya konu icra dosyasına istinaden arabulucuk yoluyla anlaşma sağlanmak istendiğini, ancak anlaşmanın sağlanamadığını, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini, işleyecek faizleri ve ferileri ile birlikte takibe konu alacağın davalıdan tahsilini, davalının itirazı kötü niyetli ve müvekkili şirketin alacağının sürüncemede bırakmak amaçlı yapıldığından davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: huzurdaki dava süresi içerisinde açılmamış olduğunu, bu nedenle davanın süre yönünden reddi gerektiğini, dava ticari uyuşmazlığa ilişkin olmakla arabuluculuğa başvurulmadığını, bu nedenle dava, dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacının mesnetsiz iddialarının aksine, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ürün/malzeme teslim edilmediğini, davacının da teslim edildiğine dair hiç bir şekilde ispatı yapmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir mal/ürün teslim edilmediğini ve herhangi bir hizmette sağlamadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca tek başına faturanın varlığı, faturaya itiraz edilmemiş olması ve faturanın ticari defterlerde kayıtlı olması malın/hizmetin teslim edildiğini ve yine bu teslimin ayıptan ari olduğunu hiçbir şekilde ortaya koyamadığını, davacının teslim ettiğini iddia ettiği mallara ilişkin fatura ve sevk irsaliyelerinin dosyaya sunulmadığını, söz konusu belgelerde malın teslim edildiğinin davacı tarafından ortaya konulmadığını, bu ne...