Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibe haksız yere itiraz edildiğini, takibe dayanak alacağın 11/05/2015 tarihli 112148 nolu faturasında ve muhasebe kayıtlarında görülen satıştan kaynaklandığını, cari hesaplar incelendiğinde yapılan 100.000-TL kısmi ödeme tenzil edildikten sonra bakiye borcun 188.280,10-TL olduğunu, cari hesaba istinaden 200.000-TL'yi 08/03/2016 tarihinde yapmış ise de, çekin karşılıksız çıktığını beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu borcun müvekkili tarafından 11/09/2015 tarihinde tutanak imza karşılığı teslim edilen 200.000-TL bedelli çek ile ödendiğini, ancak karşılıksız çıkması...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/143 KARAR NO : 2019/94
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/02/2017 KARAR TARİHİ : 06/02/2019
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibe haksız yere itiraz edildiğini, takibe dayanak alacağın 11/05/2015 tarihli 112148 nolu faturasında ve muhasebe kayıtlarında görülen satıştan kaynaklandığını, cari hesaplar incelendiğinde yapılan 100.000-TL kısmi ödeme tenzil edildikten sonra bakiye borcun 188.280,10-TL olduğunu, cari hesaba istinaden 200.000-TL'yi 08/03/2016 tarihinde yapmış ise de, çekin karşılıksız çıktığını beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu borcun müvekkili tarafından 11/09/2015 tarihinde tutanak imza karşılığı teslim edilen 200.000-TL bedelli çek ile ödendiğini, ancak karşılıksız çıkması üzerine bankayla yapılan görüşmede çekin karşılıksız çıkmadığını, tahrifat nedeniyle işleme alınmadığının bildirildiğini, bu nedenle çekin iadesinin kabul edilmediğini, uyuşmazlığın kendilerinden değil bizzat davacı ile dava dışı 3.kişi keşideci arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, cari hesaba dayanak ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın İİK'nin 67/1 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Dava ehliyeti yönünden imza sirkülerindeki yetkili temsilci tarafından fatura düzenleyen yurtdışı menşeili şirket tarafından takibin başlatılarak davanın açıldığı anlaşıldığından buna ilişkin itirazlar yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından defter sunulmamış ise de, davalının incelenen resmi belgelerinde kayıtlı hesap hareketleri incelendiğinde davacıdan 11.781,90-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının talebi ile davalı defterleri arasındaki aykırılık ...'nın ... şubesine ait 200.000-TL tutarlı çekin ödenmemesinden kaynaklanmaktadır. İlgili çekin davalı firma tarafından davacı adına ...'e 11/09/2015 tarihinde teslim edildiği görülmektedir. Burada davalının anlatımlarından ve savunmasından anlaşılacağı üzere mal teslim ve ticari ilişki çekişmesiz olup ödeme olgusu ihtilaflıdır. Esasında çeki ifa amacıyla verdiğini davalı taraf da doğrulamaktadır. Dolayısıyla, ispat külfeti davalı tarafa geçmiş bulunmaktadır. Yani, davacının defterini sunmaması kendi aleyhine bir durum yaratmayacaktır. Davalı vekili bankadaki tahrifat iddiası nedeniyle ödeme yapılmadığının ve sorumlu olmadıklarını, kusurlu bulunmadıklarını ileri sürmüştür. Ancak bu itirazlar mevcut davada dinlenebilir türde itirazlar değildir. Tahrifat ve bankanın ödeme yapmamasına ilişkin hususlar dava dışı keşideci, banka ya da diğer müraacat borçluları ile arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirmektedir. Kaldı ki, keşide tarihinin davacı ta...