Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 12.06.2008 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafın ürettiği ... marka araçların ülkemizde satışına ilişkin münhasır distribütörlüğün müvekkili tarafından üstlenildiğini ve sözleşme gereğince üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilerek gerekli yatırımların gerçekleştirilmesine rağmen davalı tarafın mevcut sözleşmeyi yenilemediği gibi yeni bir sözleşme imzalanacağı yönünde müvekkilinde oluşturduğu güvene rağmen yeni bir sözleşmede imzalamadığından müvekkilin oluşturulan güven nedeniyle yaptığı masraf ve yatırımlardan kaynaklı zararı kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 743.000 TL zararın davalı taraftan değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava...
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/974 Esas KARAR NO : 2020/58 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 16/09/2014 KARAR TARİHİ : 06/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 12.06.2008 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafın ürettiği ... marka araçların ülkemizde satışına ilişkin münhasır distribütörlüğün müvekkili tarafından üstlenildiğini ve sözleşme gereğince üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilerek gerekli yatırımların gerçekleştirilmesine rağmen davalı tarafın mevcut sözleşmeyi yenilemediği gibi yeni bir sözleşme imzalanacağı yönünde müvekkilinde oluşturduğu güvene rağmen yeni bir sözleşmede imzalamadığından müvekkilin oluşturulan güven nedeniyle yaptığı masraf ve yatırımlardan kaynaklı zararı kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 743.000 TL zararın davalı taraftan değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 12.06.2008 tarihli sözleşmenin 18.1. maddesinde tahkim şartı düzenlendiğini, öncelikle tahkim ilk itirazında bulunduklarını, ayrıca zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, huzurdaki uyuşmazlıkta uygulanması gereken hukukun Çin Halk Cumhuriyeti hukuku olduğunu, bu kapsamda Çin Halk Cumhuriyeti hukuku doğrultusunda da tahkim itiraz yönünden davanın reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak taraflar arasındaki 12.06.2008 tarihli sözleşmenin 11.07.2013 tarihinde sonra ereceği düzenlenmiş olup tarafların yeni bir sözleşme yapmaya zorlanamayacağını, ayrıca davacı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin, davacı taraf ile çalışmaktan memnun kalmadığını, davacı tarafın herhangi bir delil ibraz etmediğini, müvekkili şirketin zımni veya sarih bir şekilde yeni bir sözleşme akdetme sözü vermediğini beyan ederek; davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddini savunmuştur. Mahkememizce icra edilen ön inceleme duruşmasında; Davacı vekili " tahkim itirazını kabul etmiyoruz biz sözleşmenin feshinden kaynaklı talepte bulunmadık biz güven ilişkisine dayalı olarak zararımızın tazminini talep ettik. Bu husus da bize göre tahkim sözleşmesinin kapsamında değildir. Tahkim anlaşmasında sadece distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan ihtilaflar kapsamındadır. Bu sebeple biz tahkim itirazının reddini istiyoruz. Biz bu anlamda mahkemenizin de uluslararası yetkiye haiz olduğunu düşünüyoruz " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekili ise "davacı taraf, uzatılmasını düşündükleri sözleşmenin uzatılmadığından bahisle zarara uğradıklarını iddia etmektedir. Bu husus açıkça sözleşme ile ilgilidir. Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken hukukun Çin Halk Cumhuriyet Hukuku olduğu açıkça düzenlenmiştir. Biz öncelikle davanın usulden reddine aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunuyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce öncelikle, d...