Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İpotek (İpoteğin Fekki) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişkinin teminatı olarak davalı şirket lehine İzmir ili, ... İşçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parselde kayıtlı, ... numaralı bağımsız bölüm üzerine 1. Derece , 250.000,00-tl bedelli , süresiz ipotek tesis edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalının davacıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, davalıya ipoteğin fekki için talepte bulunulduğunu ancak yapılan ihtara rağmen davalının ipoteği tapu sicilinden terkin etmediğini belirterek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğu, davalının...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/599 Esas KARAR NO : 2021/1036
DAVA : İpotek (İpoteğin Fekki) DAVA TARİHİ : 10/09/2021 KARAR TARİHİ : 19/11/2021
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İpotek (İpoteğin Fekki) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişkinin teminatı olarak davalı şirket lehine İzmir ili, ... İşçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parselde kayıtlı, ... numaralı bağımsız bölüm üzerine 1. Derece , 250.000,00-tl bedelli , süresiz ipotek tesis edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalının davacıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, davalıya ipoteğin fekki için talepte bulunulduğunu ancak yapılan ihtara rağmen davalının ipoteği tapu sicilinden terkin etmediğini belirterek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğu, davalının davacıdan alacaklı olduğu, davacı aleyhinde takip başlatıldığı, davacının takibe konu borcunu haricen ödediği, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının alacaklı olmadığı hususunda taraflar arasında mutabakat bulunduğu, davacının ipoteğin kaldırılması hususunda müvekkiline ihtar gönderdiğini, bu ihtar üzerine gerekli işlemlere başlanıldığını ancak pandemi sürecinden kaynaklanan usuli prosedürler gereği işlemlerin zamanında yapılamadığını, ayrıca icra takibi nedeniyle taşınmaz üzerinde İİK'nun 150/c şerhinin bulunduğunu, bu sebeple terkin işlemlerinde gecikme yaşandığını, davacının kötü niyetli olarak dava yoluna başvurduğunu, ipoteğin kaldırılması konusunda bir itirazlarının bulunmadığını, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesi gerektiğini belirtmiştir. DAVA: Dava, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinde teminat olarak tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir. DELİLLER: -... Tapu Müdürlüğünün 10/11/2021 tarihli yazısı ve eki, -Alaşehir İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası sureti. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Çekişmeli yargıda kural olarak, Tasarruf İlkesi geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi de davayı kabuldür ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308 ila 312. maddelerinde düzenlenmiştir. HMKnın 308. maddesinde kabulün, davacının, talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olduğu belirtilmiştir. HMKnın Feragat ve Kabulün Şekli başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen kabulde, kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Kabul etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtayın yerleşmiş uygulam...