Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin usulsüz tebligat yapılarak kesinleştirildiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, davalı tarafça takibe konu alacağa dair hiçbir somut delilin ortaya konulmadığını, taraflar arasında takibe konu alacağa ilişkin bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin takibin kesinleşmesi nedeniyle icra ve haciz baskısı altında 45.000-TL ödeme yaptığını belirterek, müvekkilinin takibe konu borcunun bulunmadığının tespitine, haciz tehdidi altında ödenen 45.000-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/807 KARAR NO: 2023/1955 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/12/2020 NUMARASI: 2017/355 Esas - 2020/875 Karar DAVA: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin usulsüz tebligat yapılarak kesinleştirildiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, davalı tarafça takibe konu alacağa dair hiçbir somut delilin ortaya konulmadığını, taraflar arasında takibe konu alacağa ilişkin bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin takibin kesinleşmesi nedeniyle icra ve haciz baskısı altında 45.000-TL ödeme yaptığını belirterek, müvekkilinin takibe konu borcunun bulunmadığının tespitine, haciz tehdidi altında ödenen 45.000-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; tarafların altın ve döviz ticareti ile uğraştıklarını, davacı şirket ve temsilcilerinin müvekkilinden farklı zamanlarda elden aldıkları ve borçlandıkları paraları iade etmediğini ve 238.099,79-TL borçlandığını, borcun kaynağı olan 15.11.2016 tarihli mutabakatnamenin bu durumun açık ispatı olduğunu, bu belge altındaki imzanın davacı şirket namına sigortalı çalışanı olan kuryesi tarafından atıldığını, imzayı atan ... piyasasında döviz cinsi borç alıp verme konusunda davacının temsilcisi olarak hareket ettiğini, bu nedenle belge altındaki imzanın davacı açısından bağlayıcı olduğunu, davacının belgenin aksini aynı kuvvette delillerle ispatlaması gerektiğini, ancak bu hususta herhangi bir yazılı delil gösterilmediğini, işin özelliği gereği davacı şirket yetkilisi ... ve çalışanı ... ile müvekkili adına görüşen müvekkilinin sigortalı çalışanı ... arasındaki telefon görüşmelerinin kaydedildiğini, bu konuşmalarda davacı şirket yetkilisinin "biliyorum, haberim var, her şeyi göze alıyorum" şeklinde açık ifadelerinin bulunduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; dayanak belgede toplam borcumuz başlığı altında TL sütununda 238.099,79-TL yazılı olduğu, altında da el yazısı ile "... mutabık" yazısı ve ismin altında da imza bulunduğu, belgenin sol üst köşesinde de 15.11.2016 tarihinin yazılı olduğu, belge altında ismi ve imzası yazılı olan ... SGK kayıtlarına göre belgeyi imzaladığı tarihte davacı şirket çalışanı olduğu, davalı tarafça sunulan 339 adet ses kaydı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, ses kayıtlarından 336 tanesinde görüşme esnas...