DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:23/11/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıdan takip tarihi itibarıyla 15.622,01 USD alacağı bulunduğunu, davalının borcun 6.220,00 USD'lik kısmını kabul edip icra dosyasına ödediğini, kalan alacak yönünden ise icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, para alacağına ilişkin takipte alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkili olduğundan, icra müdürlüğünün yetkisine itirazın haksız olduğunu, alacağa dayanak faturaların kur farkından kaynaklandığını, müvekkilinin satışlarını Dolar üzerinden yaptığını, ancak VUK gereği faturalarını Türk Lirası üzerinden kestiğini, vadesinden ödenmeyen faturalar için, vadesinde ödenmesi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/971 Esas KARAR NO: 2023/1277 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/03/2019 NUMARASI:2017/558 Esas, 2019/213 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:23/11/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıdan takip tarihi itibarıyla 15.622,01 USD alacağı bulunduğunu, davalının borcun 6.220,00 USD'lik kısmını kabul edip icra dosyasına ödediğini, kalan alacak yönünden ise icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, para alacağına ilişkin takipte alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkili olduğundan, icra müdürlüğünün yetkisine itirazın haksız olduğunu, alacağa dayanak faturaların kur farkından kaynaklandığını, müvekkilinin satışlarını Dolar üzerinden yaptığını, ancak VUK gereği faturalarını Türk Lirası üzerinden kestiğini, vadesinden ödenmeyen faturalar için, vadesinde ödenmesi gereken dolar kuru ile ödeme tarihindeki kur arasında oluşan farkın faturalandırıldığını, davalının daha önce kesilen kur farkı faturalarını hiçbir itirazı olmadan ödediğini, bu nedenle davalının borca itirazının da haksız olduğunu ileri sürerek davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasındaki takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında sözleşme bulunmadığından davada alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Mahkemelerinin değil, müvekkilinin yerleşim yeri olan Karşıyaka Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında bu yönde bir sözleşme hükmü bulunmamasına rağmen, müvekkiline vade farkı faturaları kesildiğini, vade farkına dair bu faturaları iade ettiklerini, cari hesap dökümüne göre müvekkilinin 23.057,05 TL borcu olup borcu icra dosyasına ödediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının munzam zarar niteliğindeki kur farkını talep edebilmesi için öncelikle zararını ispat etmesi gerektiği, diğer bir deyimle alacaklı lehine munzam zarara hükmedilebilmesi için alacaklının elde edeceği parayı vade tarihinde hemen yabancı paraya çevireceğini ispat etmesi gerektiği, diğer yandan davacının munzam zarar olarak talep ettiği kur farkını fiili ödemenin veya anlaşmanın olduğu hallerde taraflarca kararlaştırılan para birimi hangisi ise bu para birimi üzerinden talep etmesi gerektiği, somut olayda fiili ödemelerin Türk Lirası cinsinden yapıldığı gözetildiğinde, kur farkı nedeniyle oluşan munzam zararın da Türk Lirası cinsinden talep edilmesi gerektiği, ancak davacının takipte alacağını Türk Lirası üzerinden değil USD cinsinden tale...