DAVA: ALACAK (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/07/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalıya ait işyerlerinde destek hizmetleri verdiğini ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesine göre Hazine tarafından karşılanan % 5 SSK priminin davalı tarafça haksız olarak hak edişlerinden kesildiğini, müvekkili şirketin yasanın aradığı tüm şartları sağladığını ve teşvik priminden yararlandığını, söz konusu teşvik primlerinin müvekkilinin hak edişinden kesilemeyeceğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının aynı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/716 Esas KARAR NO: 2023/760 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2023 NUMARASI: 2022/24 Esas, 2023/172 Karar DAVA: ALACAK (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/07/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalıya ait işyerlerinde destek hizmetleri verdiğini ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesine göre Hazine tarafından karşılanan % 5 SSK priminin davalı tarafça haksız olarak hak edişlerinden kesildiğini, müvekkili şirketin yasanın aradığı tüm şartları sağladığını ve teşvik priminden yararlandığını, söz konusu teşvik primlerinin müvekkilinin hak edişinden kesilemeyeceğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının aynı alacağa ilişkin açtığı itirazın iptali davasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, itirazın iptali davası halen derdest olduğundan, eldeki davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davadan önce arabuluculuk başvurusunun, davacıyı temsilen henüz mahkeme tarafından yetkilendirilmemiş kayyım tarafından yapıldığını, geçerli bir arabuluculuk başvurusu olmadığından davanın reddi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 26/08/2011 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, eldeki davanın ise 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 12/01/2022 tarihinde açıldığını, davacının düzenlediği faturaları herhangi bir kesinti yapmadan ödediklerini ve davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödemeleri aldığını, sonradan eksik ödeme yapıldığı iddiasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; daha önce açılan davanın, itirazın iptali davası olması ve bu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle derdestlik itirazının yerinde olmadığı, dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğunun yerine getirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 22/01/2011 tarihli ihtarname ile feshedildiği, davacının eksik alacakları için 16/11/2011 tarihli fatura düzenlemesi nedeniyle feshi bu tarihte kabul ettiği, davanın ise bu tarihten 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 12/01/2022 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresi dolduktan sonra17/11/2011 tarihinde arabulucuya başvurulması nedeniyle, arabuluculuk sürecinin zamanaşımına etkisi olmadığı, daha önce başlatılan takibin dayanağının fatura olması, faturanın bu davanın konusu olmaması nedeniyle takip başlatılmasının da zamanaşımını kesmeyeceği gerekçesiyle davanının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Ka...