Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların mirasbırakanı ...'in yönetimindeki ... plakalı motosikletle seyir halinde iken plakası ve sürücüsü saptanamayan tıra (çekici ve çekiciye bağlı dorse) arkadan çarpması nedeniyle meydana gelen kazada öldüğünü, düzenlenen kaza tespit raporlarında ölen ...'in %100 kusurlu olduğu, kazaya neden olan plakası ve sürücüsü saptanamayan tırın ise kurallara uygun biçimde seyrettiği ileri sürülmüş ise de raporun, kaza görüntülerinin ve kazanın oluşumuna ilişkin tanıkların olmayışından dolayı eksik bilgilerle düzenlendiğini ve aslında kazanın oluşumunda tırın da hatalı olduklarını düşündüklerini ileri sürerek, belirsiz alacak davası niteliğinde 20.000,00 TL destekten yoksun kalma...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2021/300 Karar No: 2023/876 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 11/11/2020 Numarası: 2017/602 (E) - 2020/715 (K) Davanın Konusu: Maddi Tazminat Karar Tarihi: 25/5/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların mirasbırakanı ...'in yönetimindeki ... plakalı motosikletle seyir halinde iken plakası ve sürücüsü saptanamayan tıra (çekici ve çekiciye bağlı dorse) arkadan çarpması nedeniyle meydana gelen kazada öldüğünü, düzenlenen kaza tespit raporlarında ölen ...'in %100 kusurlu olduğu, kazaya neden olan plakası ve sürücüsü saptanamayan tırın ise kurallara uygun biçimde seyrettiği ileri sürülmüş ise de raporun, kaza görüntülerinin ve kazanın oluşumuna ilişkin tanıkların olmayışından dolayı eksik bilgilerle düzenlendiğini ve aslında kazanın oluşumunda tırın da hatalı olduklarını düşündüklerini ileri sürerek, belirsiz alacak davası niteliğinde 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 2/10/2020 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği toplam tazminat tutarını 150.000,00 TL'ye yükselttiği beyan etmiş; 12/10/2020 günü sunduğu dilekçe ile de davacı ... için 111.850,49 TL, davacı ... için 15.410,45 TL, davacı ... için 22.739,06 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda plakası saptanamayan aracın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davacı ... için 111.850,49 TL, davacı ... için 15.410,45 TL, davacı ... için 22.739,06 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak adları geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda plakası saptanamayan aracın kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anne ve baba yönünden pay dağıtımı yapılmadan hesap yapılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı için hesaplanan tazminattan evlenme olasılığı nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, birlikte kusur indirimine gidilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı saptanarak müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesinin gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin de hatalı belirlendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355 inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan ince...